PDF FORMATINDA OKUYUN: Hükümlü ve Tutuklunun Telefon ile Haberleşme Hakkı (İK m. 66)

A. KAVRAM VE YASAL DÜZENLEME

Telefonla iletişim (communication), özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin sözlü haberleşme biçimidir (Sevük Yokuş, ’03, 353). CPT Stn, Avrupa Cezaevi Kuralları (ACK) m. 24/1 ve BM Standart Asgari Kurallar (SAK) m. 58/1’e göre, dış dünyayla temasın bu türü, hükümlü ve tutuklulara (h/t) tanınan bir hak olarak dış dünyaya bağlanılan “yaşam hattı” (lifeline) şeklinde sembolize edilebilir. Tüm h/t’lerin aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle en az haftada bir kez makul süreli bir telefon görüşmesi yapma hakkı olmalıdır. CPT, ailesi uzakta yaşadığı için düzenli ziyaret imkânı olmayan h/t’ler için telefon teması kurallarının uygulanması konusunda esnekliğin altını çizer. Bu tür h/t’lerin aileleriyle telefonla haberleşebilmek için daha iyi imkânlara (ör. görüşme saatlerini birleştirme gibi) sahip olmalarına izin verilebilir.

CPT’ye göre, bütün çocuklar telefona sıklıkla erişim sağlayabilmelidir. Güvenlik kaygısı mevcutsa, telefon görüşmeleri ve yazışmalar izlenebilir ve istisnai hallerde yasaklanabilir. Bu tür kararlar, mahkumun hileli bir işbirliği içine girme veya diğer yasa dışı faaliyet risklerine ilişkin kanıtlara dayalı olmalı ve spesifik bir süreyi kapsamalıdır.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (İK) m. 116/1’deki atıf nedeniyle tutuklular hakkında da uygulanan “Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı İK m. 66 hükmü şöyledir;

(1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler. Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır. Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir.

(2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler.

(3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, (ek ibare: 14.4.20 – 7242/ 33 m.) salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır.

(4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar.”

 

B. TELEFONLA GÖRÜŞME HAKKININ KULLANILMASI

  1. Sesli Telefon Görüşmesi

a) Telefonla Görüşme Hakkı Bulunan Kişiler

aa) Kapalı Kurumlarda

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik (İY) m. 74/1’e göre, kapalı kurumlarda bulunan h/t’ler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi”, dördüncü dereceye kadar “kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir. İY m. 74/1’de h/t’nin telefon ile görüşme yapabileceği yakınlarının tahdidi olarak sayılması ve “eş” ibaresinden onun resmi nikâh akdiyle bağlı olduğu kişinin kastedilmesi karşısında, müşterek çocuklarının yüksek yararı dahi olsa h/t’nin boşanmakla birlikte dini nikâhlı olduğu eski eşi ile telefon görüşmesi yapamaz (Y. 1. CD, 22.9.21, 21/9906, 21/12664). Aile kurumunu geniş gören ve resmi nikâhsız (fiili) birliktelikleri de bu kapsamda kabul eden AİHM, infaz kurumuna girmeden önce 4 yıl birlikte yaşayıp bir de çocuk sahibi olduğu partneriyle telefonla haberleşmesine imkân tanınmamasını haksız bulmuştur (AİHM, Petrov v. Bulgaristan, 15197/02), 22.5.08).

Her ne kadar İY m. 74/2-ö’de, h/t’lere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılamayacağı belirtilmiş ise de, bu hükmün lafzi yorumlanması hakkı önemli oranda işlevsiz hâle getirecektir. Şu hâlde, İY m. 74/2-ö’deki ifadenin, h/t olmayan aile fertleri tarafından kurum dışından yapılacak aramaları kapsadığını kabul etmek doğru olanıdır. Nitekim Yrg. da, kurumda tutuklu olan kişinin, başka bir kurumda tutuklu olan eşiyle telefonla haberleşme hakkının bulunduğunu, tutuklunun telefonla haberleşme hakkının savcı ya da mahkemesince kısıtlandığına dair bir kararın bulunmaması hâlinde, bu hakkından yararlanması gerektiğini, kurum yönetiminin söz konusu hakkı kısıtlama yetkisi bulunmadığını belirtmiştir (Y. 1. CD, 6.2.18, 17/1719, 18/326; 1. CD, 26.3.18, 17/2611, 18/1378; 1. CD, 16.11.17, 17/1659, 17/4020). AYM kararları da aynı istikamettedir (AYM, Mehmet Fatih Göksan, 17/23048, 18.6.20). Bahse konu kararlar doğrultusunda kaleme alınan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün (CTE) 27.9.18 t. ve 141265 s. yazısında; haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, kapalı kurumlardaki h/t’lerin farklı bir kapalı kurumdaki eşi, 4. dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisiyle telefon görüşmesi yapmasında hukuken engel bulunmadığı, İY m. 74’te belirtilen usul ve esaslara göre anılan kişilerle telefon görüşmesi yapmalarına imkân sağlanması gerektiği açıklanmıştır. CTE’nin 8.3.19 t. ve 39418 s. yazısında, farklı kurumlardaki h/t’lerin İY m. 74/1’de sayılan kişilerden olması şartıyla telefon görüşmelerinde koordinenin Cumhuriyet başsavcılıkları (CBS) tarafından sağlanacağı, İY m. 74/2-f’de belirtilen süreyle sınırlı olmak suretiyle hem arayan, hem aranan h/t’ler yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı, açık kurum ve kapalı kurumda bulunan h/t’lerin birbirleri ile telefon görüşmesi yapmaları halinde, İK m. 66/1 gereğince kayıt altına alma işleminin kapalı kurum tarafından yapılması istenmiştir. Fakat CTE’nin 22.6.20 t. ve 77895 s. yazısında, anılan 8.3.19 t. ve 39418 s. yazıda yer alan “…arayan ve aranan h/t yönünden haftalık telefon hattının kullanılmış sayılacağına” ilişkin kısmın Dnş. 10. D.’nin 26.2.20 t. ve e: 19/9906 s. kararıyla yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, görüşmenin arayan h/t’nin haftalık telefonla görüşme hakkından düşülmesi, aranan h/t’nin telefonla görüşme hakkının baki kalmasının uygun olacağı belirtilmiştir.

bb) Açık Kurumlar ve Çocuk Eğitimevlerinde

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler (İK m. 66/2; İY m. 74/4). Dolayısıyla bu hükümlülerin, telefonla görüşmek istedikleri kişilerle bir yakınlık bağları bulunması gerekmemektedir.

b) Telefonla Görüşme Hakkını Kullanma Esasları

aa) Ortak Esaslar

H/t’ler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilirler (İY m. 74/2-d). Telefonla görüşme, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılarak gerçekleştirilir (İK m. 66/1; İY m. 74/2-a). Kurum personeli h/t’lere tahsis edilen telefonları kullanamaz (İY m. 74/2-ç). Hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarla çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu vb. iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar (İY m. 74/5).

Telefonla görüşme ücreti, görüşmeyi yapan h/t tarafından karşılanır (İK m. 66/1; İY m. 74/2-k). Görüşme için kullanılan telefon kartları kurum kantininde satılır. Müdürü bulunmayan kurumlarda telefon kartları, ücreti h/t’lerden alınmak koşuluyla görevli memurlar tarafından temin edilir. Gerekli teknik altyapının kurulu olduğu kurumlarda telefon kartları elektronik ortamda sağlanır (İY m. 74/2-k). Bu kurallar, hem kapalı, hem de açık kurumlarda barındırılan h/t’ler için geçerlidir.

  1. bb) Kapalı Kurumlarda

H/t, telefonla görüşme hakkını kullanabilmek için, “Telefon Görüşme Formu” doldurur. Bu formda; telefon görüşmesi yapmak istediği kişiler ve bunlarla olan yakınlık derecesini, görüşme yapmak istediği sabit, cep telefon numaraları ile yurtdışı telefon numarasını, telefon görüşmesi yapacağı yakınlarının açık adreslerini belirtir ve gerekli belgeler eklendikten sonra idareye verir (İY m. 74/2-l). H/t’nin yakınına ait telefon faturası aslı, fatura sahibinin h/t ile yakınlık derecesini gösteren ve il/ilçe nüfus müdürlüğünden alınmış tam vukuatlı nüfus kayıt örneği, fatura sahibinin nüfus cüzdanı fotokopisi, nüfus müdürlüğü veya muhtarlıktan alınmış fatura sahibine ait ikametgâh belgesi, cep telefonları için; faturalı hat ise fatura, faturasız hat ise abonelik sözleşmesi ve sözleşmeyi yapan bayinin kaşesi ve imzası uygulamada aranan belgelerdir. H/t yakınlarının söz konusu belgeleri ziyaret sırasında elden kurum personeline veya posta vasıtasıyla infaz kurumuna ulaştırmaları mümkündür.

İdare gerekli gördüğü takdirde, gideri hükümlüden alınmak koşuluyla, formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırabilir. Telefon görüşme formunda yer alan bilgilerde değişiklik olması hâlinde, h/t yeni bir form düzenleyerek idareye bildirir. H/t tarafından formda gösterilmemiş olan kişilerle telefon görüşmesi yaptırılmaz (İY m. 74/2-l). H/t’nin formda belirttiği bilgiler ve varsa değişiklikler deftere veya sisteme kaydedilir. Bu deftere veya sisteme, ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası olup olmadığı ve varsa hücreye koyma cezasının infazına başlanıp başlanmadığı yazılır. Defter, bu işle görevlendirilmiş ikinci müdürün kontrolünde güvenlik ve gözetim servisi tarafından tutulur. Defterin sayfaları numaralanır ve mühürlenir, kaç sayfadan ibaret olduğu kurum müdürü tarafından tasdik olunur. Defterler, her an denetime hazır hâlde bulundurulur (İY m. 74/2-m).

Telefonla konuşmak isteyen h/t’ler, “Telefon Görüşme İstek Formu” doldurarak idareye verir. Bu formlar, h/t telefon görüşme defteri ile karşılaştırılır. Telefonla görüşmeye engel hâlleri bulunmayan h/t’lerin isim listesi bu işle görevli ikinci müdür tarafından kontrol ve tasdik edilerek baş memurluğa verilir. Müdürü bulunmayan kurumlarda bu işlem infaz koruma baş memuru (İKBM) tarafından yapılır. Telefon görüşmesi yapmak isteyen h/t’nin bu görüşmeyi yapmasına engel bir hâli bulunması hâlinde, bunun sebepleri gerekçelendirilmek suretiyle tutanağa yazılır ve içeriği h/t’ye bildirilerek dosyasına konulur (İY m. 74/2-n). Konuşma sırası gelen h/t’nin, kurum içindeki tehlikelilik durumu da dikkate alınarak, gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle telefon görüşmesi yapılacak yere getirilerek veya teknik alt yapının kurulu olduğu kurumlarda belirlenen yerde görüştürülür. H/t, öncelikle konuşmasına kendi adını ve soyadını söyleyerek başlar. Görüştüğü karşıdaki kişiye, adını, soyadını ve telefon numarasını tekrar etmesini isteyerek konuşmasına devam eder. Bu işlemin yapılması zorunlu olup, konuşma bittikten sonra, “Telefon Görüşme İstek Formu”nun konuşmanın yapıldığına ilişkin bölümü doldurulur, konuşmayı yapan hükümlü ve görevli memur tarafından imzalanır. Bu formdaki bilgiler, deftere kaydedilmek üzere güvenlik ve gözetim servisine verilir (İY m. 74/2-o).

Yabancı uyruklu h/t’lerin görüşmeleri için bildirdikleri telefon numaralarının, bildirilen kişilere ait olup olmadığı, ayrıca görüşmek istenen kişinin belirtilen kişi olmadığı yönünde bir şüphe bulunması hâlinde, ilgili konsolosluk makamlarından bilgi istenir. Görüşme yapılması talep edilen telefon numaralarının kime ait olduğunu gösteren, yetkili makamlarca düzenlenmiş resmi evrakın Türkçe tercümesi, h/t’nin yasal temsilcisi veya yakınları tarafından da ibraz edilebilir (İY m. 74/2-r).

Telefon görüşmesi sırasında h/t’lerin hareketleri dikkatle izlenmelidir.

cc) Açık Kurumlar ve Çocuk Eğitimevlerinde

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilir (İK m. 66/2; İY m. 74/4). Bunun sonucu olarak, bahse konu hükümlüler hakkında, kapalı kurumlarda barındırılan h/t’lerin tabi olduğu yukarıdaki hükümler uygulanmaz.

c) Telefonla Görüşme Süresi ve Sayısı

aa) Kapalı Kurumlarda

Kapalı kurumlarda h/t’lerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir (İY m. 74/2-e). İnfaz kurumlarında telefon görüşme gün ve saatlerinin önceden h/t’lere duyurulması ve kurumların web sitelerinde yayımlanması yaygın uygulamadır.

Kapalı kurumlarda barındırılan h/t’lerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada “1” kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapma hakları vardır. Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse, daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilirler. Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren “10 dk”yı geçemez (İY m. 74/2-f). Deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısı artırılabilir (İY m. 74/2-f). Bunun yanında, Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik (Ödül Yön.) m.  7/1-d ve 22/1 uyarınca h/t’lere ödül verilerek de haftalık telefonla görüşme sayı veya süresi 2 katına kadar artırılabilir. Ödül. Yön. m. 22/3 gereğince, idare ve gözlem kurulu (İGK) her bir ödüllendirme kararı ile en fazla 3 kez telefonla görüşme süresini 2 katına kadar artırabilir veya görüşme sayısını 2’ye çıkarabilir.

Tehlikeli hükümlü oldukları İGK tarafından belirlenen hükümlüler “15 günde bir” kez olmak ve “10 dk”yı geçmemek üzere yalnızca “eşi”, “çocukları”, “annesi” ve “babası” ile sadece “sesli” olarak görüşebilirler (İY m. 74/2-h). Tehlikeli hükümlü, İGK tarafından haklarında İK m. 9/3 kapsamına alındıklarına ilişkin karar alınmış ve bu karar CTE tarafından onaylanmış h/t’dir. Dolayısıyla hakkında İK m. 9/3 hükmü uygulanmamış h/t bu yasağa tabi tutulamaz (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 4).

Terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar, konuşma süresi haftada10 dk”yı geçmemek üzere sadece sesli görüşme yapabilirler (İY m. 74/2-i).

Ağırlaştırılmış müebbet hapse (AMH) hükümlü olanlar, İGK’nın uygun gördüğü hâllerde ve “15 günde bir” olmak üzere “eşi”, “altsoy” ve “üstsoyu”, “kardeşleri” ve “vasisi” ile “10 dk”yı geçmemek üzere sadece sesli görüşebilirler (İY m. 74/2-j). CTE’nin “Görüntülü Görüşme Ekran Kontrolleri” konulu düzenleyici işleminde, söz konusu kısıtlamanın AMH cezasına hükümözlü olanlar için de geçerli olduğunun belirtilmesi (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 3) eleştiriye açıktır.

Kimi infaz kurumları tarafından personelin sayıca azlığının güvenlik zafiyetine yol açmaması için, telefonla görüşler hafta sonları gerçekleştirilmemektedir. Bu uygulama bazı h/t’ler açısından hak kayıpları doğurmaktadır. CTE’nin 25.7.19 t. yazısında; kurumun kapasitesi, personel sayısı, h/t profili ile kurumların mevcut düzen ve güvenlik durumu göz önünde bulundurularak, h/t’lerin mesai saatlerinde öğrenimlerine devam eden çocuklarıyla telefonla görüşme günlerinin İGK kararı ile hafta sonu olacak şekilde düzenlenebileceği belirtilmiştir. AYM’ye göre, AY m. 41’de ifade edilen çocuğun yüksek yararı idari makamlar tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu bağlamda, çocuklar üzerinde etki doğuracak bir işlem yapılacağı zaman, bu işlemin çocuğun yararına uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması aile hayatına saygı hakkının öngördüğü pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından oldukça önemlidir (AYM, Şükran İrge, 16/8660, 7.11.19). AYM, h/t’nin hafta içi saat: 09.00-15.00 arasında eğitim nedeniyle okulda bulunan ve velayeti annede olan kızının şahsi ilişki tesisine dair mahkeme kararı gereğince hafta sonlarında anneden alınarak başvurucunun ailesine verilmesi nedeniyle ancak bu koşullar altında kızıyla telefon görüşmesi yapabilmesi karşısında, çocuğu ile hafta sonu telefon görüşmesi yapma talebinin reddinin somut gerekçelere dayanması gerekirken, personelin sayıca azlığının ne tür güvenlik sorununa yol açacağı belirtilmeksizin reddedilmesinin aile hayatına saygı ilkesinin ihlali niteliğinde olduğuna karar vermiştir (AYM, Ümit Balaban, 29.5.19, 16/2821). AYM’nin, kurum tarafından belirlenen görüşme saatleri okulların öğrenim saatlerine denk gelmesine rağmen, h/t’nin çocuklarının okul çıkış saatiyle çakışmayacak şekilde hafta içi saat 16.00-17.00 arasında veya hafta sonu telefon görüşünün sağlanması talebinin reddine yönelik başvurusunda da vardığı netice aynıdır (AYM, Yeliz Erten, 20/99, 11.3.21)

bb) Açık Kurumlar ve Çocuk Eğitimevlerinde

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler (İK m. 66/2; İY m. 74/4). Dolayısıyla bu hükümlüler, telefonla görüşme süresi ve sayısına ilişkin kısıtlamanın uygulama alanı dışındadırlar.

ç) Görüşmede Kullanılacak Lisan

aa) Kapalı Kurumlarda

Telefon görüşmeleri “Türkçe” yapılır. Ancak h/t’nin, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verilir ve konuşma kayda alınır. Kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, h/t’nin bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmez (İY m. 74/2-p). AİHM, h/t’nin ailesiyle telefonda Kürtçe konuşma talebinin reddine karar verilmesini, kanunilik koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle sözleşme ihlali olarak değerlendirmiştir (AİHM, Nusret Kaya ve Diğ. v. Türkiye, 43750/06, 22.4.14; Eker ve Diğ. v. Türkiye, 25844/07, 9.6.15). İY m. 74/2-p hükmünün anılan kararlara uygun şekilde kaleme alınması isabetli olmuştur.

bb) Açık Kurumlar ve Çocuk Eğitimevlerinde

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceklerinden (İK m. 66/2; İY m. 74/4) ve telefonları da kayda alınmadığından, İY m. 74/2-p’deki yasak kapsamına girmemektedirler.

2. Görüntülü Telefon Görüşmesi

a) Kapalı Kurumlarda

İnternet üzerinden ücretsiz sesli ve görüntülü iletişim (VoIP) gibi modern teknolojilerin kullanılması h/t’lerin aileleri ve diğer kişilerle temasta kalmasına yardımcı olabilir (CPT Stn; ACK m. 24; SAK m. 58/1). Ülkemizdeki infaz kurumlarının büyük kısmında hayata geçirilen ACEP projesi bu işlevi haiz olup, h/t’ler tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu projenin ziyaretçi sayısında büyük düşüşe ve h/t’lerin kurum içi sirkülasyonunda ciddi azalmaya yol açtığı gözlenmiştir. Görüntülü görüşme yapabilmek için, h/t yakınlarının daha önceden veri girişi yapılan mobil hat numaralarından sadece biriyle Android ve IOS internet mağazalarında bulunan “E-Görüş Mobil Uygulaması”nın indirilmesi gerekmektedir. Görüşme ücretleri Vakıfbank ile yapılan entegrasyon kapsamında temin edilen kartlara tanımlanan h/t hesaplarından sistem üzerinden otomatik kesilmektedir.

Görüntülü telefon görüşmesi yapılmasına imkân sağlayan teknik alt yapının kurulu bulunduğu Bakanlıkça belirlenen kurumlarda, yetişkinler için haftalık görüşme süresi “30 dk” olarak uygulanır. Bu sistem oda veya koğuş içine ya da idarece uygun görülen diğer yerlere kurulabilir. Haftalık ziyaret hakkını kullanmayan hükümlülerin bir sonraki haftalık telefon görüşme süresine ayrıca 30 dk ilave edilir ve bu süre devredilemez. Bu kapsamdaki görüşmeler aynı hafta içerisinde toplam 3 görüşmeyi aşmamak koşuluyla bölünmek suretiyle de yapılabilir. İlave edilen 30 dk için 3 görüşme hakkı daha verilir. Bu görüşmeler görüntülü ve 30 dk sesli olarak yapılabileceği gibi sadece sesli olarak da yapılabilir (İY m. 74/2-g). Haftanın Pazartesi saat: 00.01 – Pazar saat: 23.59 aralığında 30 dk’lık süreden kullanılmayanı sıfırlanır (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 1). “Haftalık 30 dk” 3’e, “haftalık 30 dk + ziyaretten gelen 30 dk” 6’ya, “haftalık 30 dk + ziyaretten gelen 30 dk + ödül 30 dk” 6’ya, “haftalık 30 dk + ödül 30 dk” 3’e, “haftalık 30 dk + sayı artırımı ödülü” 6’ya, “haftalık 30 dk + ziyaretten gelen 30 dk + sayı artırımı ödülü” 9’a bölünerek kullanılır (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 2). H/t ziyaret hakkını hücreye koyma, hücreye koyma yerine verilen ziyaretçi kabulünden men veya ziyaretçi kabulünden men cezalarının infazı nedeniyle yapamamış ise, hakkında ilave dk işlemi yapılmaz. Ziyaret yapamamaktan kaynaklanan 30 dk ilave süre bir sonraki haftaya devretmez (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 1).

Çocukhükümlüler ile “0-6 yaş grubunda çocuğu bulunan kadınhükümlüler hakkında bu bentte düzenlenen telefonla görüşme süresi 2 kat olarak uygulanır. Hükümlülere mensubu bulundukları dinin bayramlarında kullanılmak üzere 30 dk ilave görüşme hakkı verilir (İY m. 74/2-g).

Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri”, görüntülü görüşme ve görüşme süresinin uzatılmasına ilişkin haktan kurumdaki tutum, davranış, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılma gibi durumları göz önünde bulundurularak İGK tarafından yapılacak değerlendirmeye göre yararlandırılabilir (İY m. 74/2-ğ). Hükümlü, hüküm özlü ve tutuklu için infaz ettiği, sırada bekleyen, toplama bekleyen, arada infaz nedeni ile beklemede olan ve aynı dosyada olmak kaydı ile herhangi bir nedenden dolayı sonlandırılmış kararları kontrol edilerek örgütteki konumu “Aktif Örgüt Üyesi”, “Sempatizan”, “Tarafsız”, “Örgütteki Konumu Bilinmiyor” ve “İtirafçı” olarak girilip girilmediği kontrol edilir. Örgütteki konumu bunlardan biri olarak girilmişse, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri hakkında İGK “Görüntülü Görüşme Değerlendirme Kararı” ekranından “Görüntülü Görüşme Hakkı ve Süresinin Uzatılması” seçilerek karar alınmışsa görüntülü görüşmeden faydalanır. Bu karar alınarak görüntülü görüşme hakkı elde eden hükümlü için yine aynı ekrandan “Görüntülü Görüşme Hakkının İptali” karar tipi seçilerek karar alınması halinde tüm hakları iptal edilmiş olur. Haklarında bu karar alınmamış ve diğer kısıtlamalar kapsamına da girmeyen terör ve çıkar amaçlı suç örgütü üyeleri haftalık 10 dk sesli görüşme hakkına sahip olur. “Görüntülü Görüşme Hakkı ve Süresinin Uzatılması” karar tipi seçilerek karar alınan hükümlü 30 dk görüntülü görüşme yanında ziyaretçi gelmemesi ile ödül kararından gelen süreler için de hak sah sahibidir. Farklı kurumlardaki akraba ya da eş terör örgütü üyelerinin görüntülü görüşebilmesi için her ikisi hakkında karar alınmış olması gerekir (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 4).

Tehlikeli hükümlüler (İY m. 74/2-h), AMH hükümlüleri (İY m. 74/2-j), terör örgütü yöneticiliği ve suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüt yöneticiliği suçundan mahkûm olanlar (İY m. 74/2-i) telefonla görüntülü değil “sadece sesli” olarak haftada 10 dk’yı geçmemek üzere görüşebilirler. Hükümlü, hüküm özlü ve tutuklu olarak infaz ettiği, sırada bekleyen, toplama bekleyen, arada infaz nedeni ile beklemede olan ve aynı dosyada olmak kaydı ile herhangi bir nedenden dolayı sonlandırılmış kararları bulunanlardan örgütteki konumu “Lider” olarak girilmiş olanların sadece haftada 10 dakika sesli görüşme hakları vardır (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 4-5).

b) Açık Kurumlar ve Çocuk Eğitimevlerinde

Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla hem sesli, hem de görüntülü olarak kişi ve süre kısıtlaması olmaksızın serbestçe görüşme yapabilirler (İK m. 66/2; İY m. 74/4). Kınama dışında disiplin cezası alarak kapalı kuruma gönderilen hükümlüler için kapalı kurumdaki şartlar devreye girer (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 5). Çocuk hükümlülerin telefonla sesli ve görüntülü konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez. Kapalı kurumlarda bulunan 18 yaş ve altı çocuk hükümlüler için suç, ceza ve disiplin kısıtlaması bulunmamaktadır. Bu nedenle, sistem tarafından yaş kontrolü yapılmakta (18 yıl + 1 gün hariç) 18 ve altı yaşta olanlar için kısıtlamalar devre dışı bırakılmakta, işlem tarihinden sonra yaş sınırının geçilmesi halinde kısıtlamalar devreye girmektedir (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 5).

Ancak hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarım bulunduramaz ve kullanamazlar (İK m. 66/4; İY m. 74/5).

  1. Telefonla Görüşme Yasakları

– H/t, İK m. 44 uyarınca tayin edilmiş 1-20 gün arası hücreye koyma cezasının infazı sırasında (İY m. 74/2-a) telefonla görüştürülmez (İY m. 74/2-a). Bu yasak hem sesli, hem de görüntülü görüşmeyi içerir (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 3). Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâlleri, bu yasağın istisnasını teşkil eder (İY m. 74/2-b). Aynı şekilde h/t hücre cezasına karşılık aldığı ziyaretçi kabulden men cezasının infazı sırasında da sesli ve görüntülü görüşme yapamaz (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 3).

– H/t, İK m. 42 gereğince verilmiş haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezasının yerine getirilmesi esnasında telefonla görüştürülmez (İY m. 74/2-a). Söz konusu yasak hem sesli, hem de görüntülü görüşmeyi kapsar (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 3). Anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâlleri, bu yasağın istisnasıdır (İY m. 74/2-b).

– H/t’lere telefonla görüşme hakkı; genel ve kısmi aramalar sırasında, yemek dağıtım saatlerinde, kurum asayiş ve güvenliğini bozucu her türlü bireysel veya toplu olaylar sırasında kullandırılmaz (İY m. 74/6).

Çocuk h/t’lerin telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez (İY m. 74/4).

  1. Telefonla Görüşmenin Sınırlandırılması

a) Genel Olarak

Haberleşmenin gizliliği esastır (AY m. 22/1; AHİS m. 8/1). Fakat h/t’nin sahip olduğu bu hak, “suçun önlenmesi” ve infaz kurumu “disiplininin temini” gibi makul gerekliliklerin varlığı halinde sınırlandırılabilir (AY m. 22/2-3; AİHS m. 8/2). Ancak CPT’ye göre, h/t’lerin telefona erişimlerinin kısıtlanması yalnızca belli bir süreyi kapsamalı ve muvazaa, gözdağı verme veya diğer yasa dışı faaliyetlerin varlığına dair doğrulanmış risklere dayanmalıdır (krş. Alm. İK m. 32). ACK m. 24/2’e göre, devam etmekte olan bir ceza soruşturması, güvenlik ve düzenin temini, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dâhil olmak üzere, bu tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.

b) Müdahalenin Muhatapları Bakımından

aa) Tehlikeli Hali Bulunanlar

Telefonla haberleşme hakkı (freedom of communication), tehlikeli hâli” bulunan h/t’ler bakımından İGK kararıyla (İY m. 28/1-f) kısıtlanabilir (İK m. 66/1). H/t’nin, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu veya kurum idaresine bildirilen telefon numarası aracılığıyla ya da teknik müdahale ile başka bir hatta yönlendirme yapmak suretiyle görüşme hakkı olmayan kişilerle görüşme yaptığı dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhal kesilir. Bu hâlde, h/t hakkında adli veya idari soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır (İY m. 74/2-ı).

Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan h/t, telefon listesinde bulunan babasına ait telefon ile görüşmesi sırasında kız arkadaşı ile görüşmüş ise, söz konusu telefon numarasının İGK tarafından İK m. 66/1, 667 s. KHK m. 6/2-(e) ve İY m. 74 uyarınca görüşme listesinden çıkarılması için bu durumun telefon dinlemesi üzerine düzenlenecek bir tutanakla tespiti yeterlidir (1. CD. 27.5.19, 18/5766, 19/2976).

bb) Örgüt Mensupları

Telefonla görüşme hakkı, “örgüt mensubu” h/t’ler bakımından İGK kararıyla (İY m. 28/1-f) kısıtlanabilir (İK m. 66/1). Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içindeki veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere İGK kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz (İY m. 74/2-i). Bu kişiler, haklarındaki kısıtlama kaldırıldığında, diğer kurallar aktif olmak kaydı ile görüşme hakkını elde ederler (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 5).

CTE’nin 11.1.19 t. ve 6486 s. yazısına göre; özellikle terör örgütü mensubu h/t’lerin farklı kurumlarda barındırılan yakınları ile yaptıkları telefon görüşmeleri anlık olarak takip edilmeli, görüşme esnasında herhangi bir örgütsel talimat iletildiğinin tespiti halinde görüşme derhal sona erdirilmeli, bu tür davranışta bulunan h/t hakkında adli ve idari yönden gerekli işlemler başlatılmalı, güvenlik açısından önem arz ettiği düşünülen bilgiler derhal CBS ve CTE ile paylaşılmalıdır.

cc) Tutuklular

İK m. 114/3’e göre, tutukluların yazılı haberleşmeleri ile telefonla görüşmeleri, soruşturma evresinde savcı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince kısıtlanabilir. Bu kısıtlama, ceza muhakemesinin gerektirdiği durumlarda ve gerekçesi gösterilerek gerçekleştirilmelidir (Yokuş Sevük, ’07, 122). Kanunda tutukluların görüşmelerinin kurum idaresi tarafından dinlenip dinlenmeyeceğine dair bir hükmü yer verilmemiştir. Ancak İK m. 116/1 atfıyla tutukluluk haliyle uzlaşır nitelikte olan m. 66 hükmünün, aynı paralelde İY m. 141/1 yol. m. 74 hükmünün tutuklular hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. Tutukluların, hükümlülerle aynı sınırlamalara tabi tutulması doktrinde eleştirilmiştir (Feyzioğlu, ’96, 700 vd). Yukarıda da zikredildiği üzere, yollamada bulunulan İK m. 66/1 ve İY m. 74/3’te hükümlülerin maddede gösterilen yakınları ile yapacakları telefon görüşmelerinin idare tarafından dinleneceği ve kayda alınacağı hükme bağlanmıştır. Uygulamada bu düzenlemeye dayanılarak hükümlüler gibi tutukluların da yakınları ile yaptığı görüşmeler dinlenmekte ve kayda alınmaktadır. Bahse konu düzenlemelerde tutukluların iletişiminin denetlenemeyeceği yönünde bir hükme yer verilmediğine göre, kanun koyucunun tutukluların iletişimini denetimsiz bırakmak istemediğini kabul etmek gerekmektedir (Güngör, ’18, 5-8; Karadeniz, ’16, 436).

Tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşüren veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunan “tutuklulara”, soruşturma evresinde savcı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkemesince belirli süre ile telefon görüşmelerinin kısıtlanması tedbiri uygulanabilir (İK m. 115/1-b; İY m. 139/3, m. 140/1-b). Kısıtlama kararının sisteme girişinden kaldırma kararının sistemi girişine değin tutuklu sesli ve görüntülü görüşme yapamaz (CTE – 7.5.21/ACEP-02, 2). Yrg, infaz kurumunda bulunan tehlikeli hükümlüler hakkında soruşturma aşamasında telefon ile görüşme hakkı kısıtlanabilir ise de, somut olarak tehlikeli olduğuna, delil karartma tehlikesi bulunduğuna, soruşturmanın amacını veya tutukevinin güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne veya suçun tekrarına olanak verecek davranışlarda bulunduğuna ilişkin bir tespit yapılmaksızın bu kişilerle telefonla haberleşme hakkının CBS yerine İGK tarafından OHAL’in devamı süresince kısıtlanmasının mümkün olmadığını vurgulamıştır (Y. 1. CD, 27.5.19, 17/1856, 19/2980).

çç) Çocuklar

H/t “çocuk” ise, telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez (İY m. 74/4).

c) Müdahalede İzlenecek Yöntem Bakımından

AY m. 22/2’de haberleşmenin gizliliğine yönelik müdahalelerin m. 22/3’te sayılan özel sınırlamalar doğrultusunda hâkim kararıyla olabileceği, buna karşın m. 22/3’te bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kanun ile bu koşuldan istisna tutulabileceği belirtilmiştir. İK m. 6/1-b ve m. 66 uyarınca infaz kurumunun, kanuni ve istisnai olarak haberleşme özgürlüğünün kısıtlanabileceği kurumlardan olduğu tartışmasızdır (AYM, Abdulvahap Kavak, 13/7477, 6.10.15; Akif İpek, 13/9456, 24.6.15). Bununla birlikte, infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonucu olarak kurumda düzen ve güvenliğin temini ile suç işlenmesinin önlenmesine yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin bulunması durumunda, bu haklar sınırlanabilir. Ancak, bu durumda dahi, h/t’nin haklarına ilişen sınırlandırmalar, AY m. 13’te belirtilen “kanunilik”, “meşru amaç”, “demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olmalıdır (AİHM, Silver ve Diğ. v. İngiltere, 5947/72 ve Diğ, 25.3.83; Campbell v. İngiltere, 13590/88, 25.3.92; AYM, Mehmet Koray Eryaşa, 13/6693, 16.4.15). H/t’ler temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (AİHM, Hirst v. İngiltere, 74025/01, 6.10.05). Haberleşme hürriyetine saygı hakkı, h/t’lerin aileleriyle temasını devam ettirecek önlemler almasını zorunlu kılmaktadır (AİHM, Messina v. İtalya, 25498/94, 28.12.00; Kučera v. Slovakya, 48666/99, 17.7.07). AİHM, mektupla haberleşme imkânın yeterince sağlanan h/t’lere ayrıca telefonla görüşme hakkı tanınmasının zorunlu olmadığını kabul etmektedir (A.B. v. Hollanda, 37328/97, 29.1.02). Ancak iç hukukta böyle bir hak tanınmış ise, bu hakkın kullanımına getirilecek sınırlandırmalar ihlal teşkil edebilir (AİHM, Nusret Kaya ve Diğ. v. Türkiye, 43750/06, 60915/08, 22.4.14). Söz konusu sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi için güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır (AİHM, Gülmez v. Türkiye, 16330/02, 20.5.08). AYM, terör hükümlüsünün talimat niteliği taşıyan örgütsel mesajları kurum dışındaki örgüt mensuplarına telefon, mektup ve faks yoluyla ulaştırmaya çalıştığının tespiti üzerine İK m. 66/1, İY m. 28/1-f ve 74/2-i’ye dayanılarak telefonla görüşmesinin bir süre öngörülmeksizin ikinci bir değerlendirmeye kadar kısıtlanarak yaptırılmamasına karar verilmesine yönelik başvuruda, kısıtlama tedbirini kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması açısından zorunlu ve gerekli görmüş, ancak bir süre ile sınırlandırılmamış olmasını ölçülülük ilkesine aykırı bularak haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (AYM, Veysi Aktaş, 15/15982, 6.2.19).

ç) Müdahalenin İstisnaları Bakımından

aa) Acil Görüşme

Açık ve kapalı kurumlardaki h/t’ler; altsoy”, “üstsoy”, “ ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhal yararlandırılırlar. Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz. Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve bu tutanaklar özel bir dosyada saklanır (İK m. 66/3; İY m. 74/2-c). Hakkında zikredilen disiplin cezalarından birinin uygulanmış olması, h/t’nin anılan istisnadan yararlanmasına engel değildir.

bb) Avukatla Görüşme

İK m. 114/5, CMK m. 135/2, 136 ve 154’e göre, tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine, kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamaz ve kısıtlamalar konulamaz. Bu düzenleme, tutuklunun savunma hakkını gereği gibi kullanmasını temin içindir. İK m. 66 ve İY m. 74’te, kurumda bulunan h/t’nin avukatı ile telefon görüşmesi yapmasını yasaklayan bir düzenleme bulunmaması uygulamada tereddütlere yol açmaktadır. AYM, kanunla güvence altına alınan telefonla görüşme imkânının tutuklunun müdafii/ vekili ile görüşmesini de kapsadığı sonucuna varmıştır (AYM, Hacı Serhat Karslı, 17/19534, 18.6.20; Kadir Kırmacı, 17/25975, 18.6.20; A.İ, 17/16005, 11.12.19; Mehmet Koray Eryaşa, 13/6693, 16.4.15). Yrg da, bir kararında aynı kabulden yana olmuştur (Y. 9. CD, 2.4.07, 07/3494, 07/2821). AYM, Sinan Gül (16/7628, 27.2.20) kararında, İK m. 66 ve İY m. 74’te tutuklular yönünden tespit edilen ek güvencenin hükümlüleri kapsamadığını, hükümlülerin avukat ve müdafi ile telefon vasıtasıyla görüşme hakkının kural olarak mevcut olmadığının söylenebileceğini, ancak hükümlünün avukatıyla telefon vasıtasıyla görüşme talebinin hükümlünün dayandığı nedenler ve somut olayın öznel koşulları gözetilerek hukuki yardım almanın kolaylaştırılması temelinde değerlendirmesi ve yeterli gerekçe ile karşılanması gerektiğini, diğer iletişimin araçlarının avukat ile haberleşme açısından yeterli olması hâlinde hükümlünün avukatla telefon aracılığıyla görüşmesine izin verilmemesinin tek başına haberleşme hürriyetinin ihlali olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiş, somut olayda hükümlünün avukatıyla yüz yüze görüşme, mektup, faks ve benzeri yöntemlerle iletişim kuramadığı ya da bu iletişim yollarının yeterli olmadığı yönünde bir iddiasının olmaması, ayrıca avukatıyla telefonla görüşme talebine ilişkin öznel nedenler de ileri sürmemesi karşısında, ihlal bulunmadığı sonucuna vararak önceki emsal kararından kısmen caymıştır.

  1. Telefon Görüşmesinin Denetlenmesi ve Bundan Elde Edilen Delillerin Hukukî Değeri

a) Telefon Görüşmesinin Denetlenmesi (Dinleme ve Kayda Alma)

Kapalı kurumlarda bulunan h/t’lerin, yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır (İK m. 66/1; İY m. 74/3). Ceza Muhakemesi Kanununda Öngörülen Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, Gizli Soruşturmacı ve Teknik Araçlarla İzleme Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 9/1’de, “dinleme, iletişimin kayda alınması suretiyle yapılır” denmiştir. Kaydetme, görüşme verisinin kopyası çıkarılarak uygun bir ortama kaydedilmesi suretiyle gerçekleştirilen denetimdir. Birden çok h/t’nin aynı anda gerçekleşen görüşmelerini sınırlı personelle canlı dinleme olanağı bulunmamaktadır. Kayda alma, özellikle Türkçe dışında bir dil tercih edildiğinde ya da örgütsel şifreli mesajlar kullanıldığında, konuşma içeriğinin anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Açık kurumlar ve çocuk eğitimevleri için böyle bir tedbire gerek duyulmamıştır. Bunun sonucu olarak, açık kurumlarda ve çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin iletişiminin denetimi, ancak CMK m. 135’e göre mümkün olabilir (Kaymaz, ’08, 122-123, 368).

Kanuna dayalı idari bir tedbir niteliği taşıyan İK m. 66/1 ve İY m. 74/3’teki dinleme ve kayda almanın amacı; kurumun disiplin ve düzenin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesidir. İnfaz kurumlarında h/t’lerin telefon görüşmeleri “telefon dinleme birimi” tarafından takip edilmektedir. Görüşmeler otomasyon üzerinden otomatik kaydedilmekte, dinleme ise canlı veya geçmişe dönük yapılmaktadır. Görüşmeler sisteme hat, saat ve dakika bazlı kaydedildiğinden, içerikleri istenildiği zaman listelenip dinlenebilmektedir.

AİHM, keyfiliğe yol açmamak koşuluyla, iletişimin resmi makamlarca ve meşru amaçlarla dinlenmesi ve kaydedilmesinin ihlal teşkil etmeyeceği fikrindedir. AİHM içtihatlarına bakıldığında, telefon dinlemeden kaynaklanan ihlallerin genellikle bu alana ilişkin ya hiçbir yasal düzenleme bulunmaması ya da var olan düzenlemenin yeterli açıklığı (erişilebilirlik ve öngörülebilirlik unsurlarını) taşımamasından kaynaklandığı görülmektedir (AİHM, Doerga v. Hollanda, 50210/99, 27.4.04; Huvig v. Fransa, 11801/85, 24.4.90).

b) Telefon Dinleme Kayıtlarının Delil Değeri

İK m. 66/1 ve İY m. 74/3 uyarınca infaz kurumunda yapılan önleme amaçlı dinleme neticesinde elde edilen delillerin suç soruşturması ve kovuşturmasında kullanılıp kullanılmayacağı konusunda doktrinde farklı fikirler ileri sürülmüştür. Bizim de katıldığımız ilk fikre göre, h/t’nin kapalı kurumda yaptığı telefon konuşması sırasında gerek kurum personeline, gerekse bir başkasına hakaret veya tehditte bulunması hâlinde, söz konusu suçun CMK m. 135’teki katalog suçlar arasında yer alıp almadığına bakılmaksızın, yapılan telefon konuşmasının dinlenmesi veya kaydedilmesiyle elde edilen deliller CMK m. 217/2 kapsamında hukuka uygun sayılmalı ve gerek ceza yargılamasında, gerekse disiplin soruşturmasında dikkate alınmalıdır (Kaymaz, ’08, 563-564). Diğer fikir ise, bunun aksi istikametindedir (Şahin-Göktürk, ’19, 363; Koçer, ’20, 458-459). Zira h/t’nin de daha baştan haberdar olduğu bu dinleme, CMK m. 135 ilâ 138’de düzenlenen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi dışında ayrı ve özel bir düzenlemeye dayanmaktadır. Nitekim Yrg. da yerleşik kararlarında, kurumdaki dinlemeden elde edilen delilin adli dinlemelere ilişkin olup koruma tedbiri niteliği taşıyan CMK m. 135 kapsamında değerlendirilemeyeceğini, kurumda tutulmanın doğal bir neticesi olarak elde edildiğinden yasal niteliğe sahip olduğunu, bu itibarla hükme esas alınabileceğini belirtmektedir (Y. CGK, 28.11.18, 16/18-1097, 18/591; 18. CD, 15.11.18, 16/15989, 18/15142; 18. CD, 29.3.17, 15/7921, 17/3449).

KAYNAKÇA

Feyzioğlu, Metin, Hürriyeti Bağlayıcı Cezalarda ve Tutuklama Koruma Tedbirinde Hürriyetin Sınırlanmasının Kapsamı, Sınırı ve Usulü Üzerine Bir Deneme, YTD, Y: 2, S: 1, Tem-Ağ. ’96.

Güngör, Burak, Hükümlülerin Haberleşme Hürriyetine Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı, UMD, Y: 6, S: 12, Ar. ’18.

Karadeniz, Ramazan Onur, Türk Anayasa Mahkemesi̇ Bireysel Başvuru Kararlarında Tutuklu ve Hükümlülerin Haberleşmesi̇, GÜHFD, C: 20, S: 1, Oc. ’16.

Kaymaz, Seydi, Ceza Muhakemesinde Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, (YDT), AÜSBE, Ank. ’08.

Koçer, Seçkin, İletişimin Denetlenmesi Tedbirinde Tesadüfen Elde Edilen Deliller, AD, Y: 147, S: 65, Ar. ’20.

Sevük Yokuş, Handan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Tutuklu ve Hükümlülerin Dış Dünya ile İletişimi, AÜEHFD, C: VII, S: 3-4, Ar. ’03.

Şahin, Cumhur/ Göktürk, Neslihan, Ceza Muhakemesi Hukuku – I, 10. Bs, Seçkin Y, Ank. ’19.

Yokuş Sevük, Handan, Postada El Koyma ve Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi, TBBD, S: 69, Mrt-Nis. ’07.

1517562053084
Prof. Dr. Çetin Arslan
?S=150&D=Mp&R=G
C.S. Murat Kayançiçek
error: Korumalı İçerik
Scroll to Top