PDF FORMATINDA OKUYUN: Hükümlü ve Tutuklular Yönünden Organ ve Doku Nakli

A. KAVRAM

Organ ve doku nakli yoluyla hastalıkların tedavisi, giderek önemi artan, hayat kurtaran tıbbi uygulamalarda başarı oranları günden güne yükselen bir yöntemdir. Ne yazık ki, ülkemizde bağışçı sayısı (1/4), organ ve doku nakli (transplantasyon) bekleyen toplam 25.000 termal dönem hastasının ihtiyacını gidermede oldukça yetersizdir. 2238 s. Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hak. K. m. 2/1’e göre, “organ” ve “doku” deyiminden, insan organizmasını oluşturan her türlü organ ve doku ile bunların parçaları anlaşılır. Ülkemizde nakli yapılan organlar; böbrek, karaciğer, akciğer, kalp, pankreas ve ince bağırsaktır. Bunlardan böbrek ve karaciğer sadece canlıdan canlıya nakle konu olabilmektedir. Nakli yapılabilen dokular ise; kalp kapağı, kemik, kemik iliği, kornea ve deridir. Oto-greftler, saç ve deri alınması, aşılanması ve nakli ile kan transfüzyonu organ ve doku nakli kapsamda olmayıp kendi özel kanunlarına tabidir (2238 s. K. m. 2/2). Organ ve doku “aynı insana”, “canlıdan (verici) canlıya (alıcı)” yahut “ölüden canlıya” nakledilebilmektedir. Aynı insan üzerinde nakil (ototransplantasyon) yapılması serbesttir. Konumuz bakımından özellik arz edeni, bir tıbbi müdahale olarak “canlıdan canlıya” ve “ölüden canlıya” yapılan nakil (allotransplantasyon) çeşididir.

B. CANLIDAN ORGAN VE DOKU NAKLİ

Ülkemizde organ ve doku vericilerinin büyük kısmını alıcının annesi, babası ve kardeşleri teşkil etmektedir. Organ ve doku naklinde belirleyici olan verici (donör) taraftır. Zira nakilde vericinin maddi kişilik haklarına müdahale edilmektedir (Kılıçoğlu, ’91, 249). 172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “Hükümlü ve Tutukluya Doku veya Organ Bağışında Bulunulması” başlıklı alt bent 2’ye göre, h/t’lerin organ ve doku bağışında bulunmaları halinde aynı maddede belirtilen usule uyulur, h/t’lere organ bağışında bulunulması durumunda ise, h/t’lerin sevk ve tedavilerine ilişkin genel hükümlere göre hareket edilir. Yaşayan h/t’nin bir başkasına organ ve doku bağışında bulunması ve h/t olmayan bir başkasının h/t’ye organ ve doku bağışında bulunması aşağıdaki koşulların oluşmasına bağlıdır;

— Organ ve doku nakli ancak alıcı ve verici arasında belli bir akrabalık bağı bulunması halinde mümkündür. 2238 s. K. ek m. 2/1 ve Organ ve Doku Nakli Hiz. Yön. (ODNY) m. 16/1 gereğince canlıdan organ ve doku nakli için vericinin, alıcının en az 2 yıldan beri evli olduğu eşi ile 4. dereceye kadar (4. derece dahil) kan ve kayın hısımlarından olması aranmaktadır. Kanunun dolanmasına yol açmasına rağmen eşlerin fiilen ayrı yaşamaları nakle engel görülmemiştir. Zira çatışan ODNY m. 16/1 ile 2238 s. K. ek m. 2 hükümlerinden kanun hükmü uygulanma önceliğini haizdir. Canlıdan nakil akrabalık şartına bağlanmış ise de, akraba olmayanlar arasında naklin yolu da kesin olarak kapatılmamış, bu nakil 2238 s. K. ek m. 2/2 ve ODNY m. 16/2 hükümleriyle “Organ Nakli Değ. Etik Komisyonu” onayına bağlanmıştır. Uygulamada akraba olmayan alıcı ve verici arasında organ nakli yapılması için gönüllü olunabilecek düzeyde bir tanışıklık durumu aranmaktadır (Gaz. BİM. 4. D, 11.6.21, 20/293, 21/2593; İzm. BİM. 7. D, 3.4.19, 19/436, 19/645). Alıcı ile verici arasında yasal ve etik olmayan bir durum yoksa, organ bağışına onay verilmeli, bedel ya da başka bir çıkar karşılığı yasal ve etik olmayan bir amaçla bağışın yapıldığı yolunda hukuken geçerli ve somut bir bilgi ve belge varsa onay verilmemelidir. Bundan anlaşılan, uygunluğa yönelik değerlendirmenin sadece varsayıma dayandırılmayacağıdır (İst. BİK. 7. D, 2.3.22, 21/2263, 22/387; İst. BİM. 7. D, 22.12.21, 21/2211, 21/2094).

Verici yönünden durum değerlendirildiğinde; 172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “H/t’lerin Doku veya Organ Bağışında Bulunması” başlıklı alt bent 1/1-2’ye göre, hükümlü, yazılı rızası ve kanuni temsilcisinin yazılı onayı alınmak kaydıyla, bir başkasına organ ve doku bağışında bulunabilir. Tutuklunun ise, organ ve doku bağışında bulunabilmesi için yazılı rızası yeterlidir, ayrıca kanuni temsilcilerinin onayı aranmaz. Çocuk hem kendi, hem de kanuni temsilcisinin onayı olsa dahi, organ bağışında bulunamaz; kendi rızası ve kanuni temsilcisinin yazılı onamı ile yalnızca kardeşine kemik iliği bağışında bulunabilir. Buna karşılık 2238 s. K. m. 5 ve 6’da, 18 yaşından büyükler için ayrıca kanuni temsilcinin de onayı aranmamıştır. 2238 s. K. m. 5 uyarınca mümeyyiz (sezgin) olmayan (tam veya kısmi akıl hastaları gibi) reşitlerden organ ve doku alınması yasaktır. Dolayısıyla bunlar adına yasal temsilcinin rızasına itibar edilemez. Sözleşme ile dahi olsa organını bağışlayan kişinin, bu rızasını her zaman geri alması mümkündür (Parlak, ’09, 206-207). Rıza yazılı şekil şartına tabidir. 2238 s. K. m. 6 gereğince bir kişiden organ alınabilmesi, vericinin en az 2 tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verdiği yazılı ve imzalı veya en az 2 tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanmasına bağlıdır. 1219 s. K. m. 70’te organ nakli için vasinin (yasal temsilcinin) de rızasının aranacağı öngörülmüş ise de, 2238 s. K.’da bu yönde hüküm sevk edilmemiştir. Bir görüş, hükümlü hakkında vasi atanmış olsa dahi, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan organ bağışında bulunmak için vasinin onayının aranmayacağı, bizzat hükümlünün rızasının yeterli olacağı, dolayısıyla vesayet makamından (sulh huk. mah.) izin alınmasının da gerekmediği yönündedir (Badur, ’20, 287). Yrg. içtihatlarında da bu fikir benimsenmiştir (Y. 18. HD, 6.3.14, 13/16178, 14/3998). Diğer görüş, vasisinin hükümlünün kararına katılmasını şart koşmaktadır (Oğuzman vd, ’19, 182; Şahan, ’18, 178; Abik, ’14, 112).

Alıcı yönünden durum değerlendirildiğinde; reşit tutuklu ve kendisine vasi atansın atanmasın hükümlü, bizzat kendisine organ bağışında bulunulmasına rıza gösterme ehliyetini haizdir. Çocuk h/t’nin organ ve doku verme yasağı mutlakken (2238 s. K. m. 5), kendisine organ ve doku nakli için anne ve babanın birlikte rızalarının alınması yeterlidir (Hakeri, ’07, 158). Verici rıza göstermediği sürece, başka nedenlere dayanılarak kendisinden organ ve doku alınamaz. Alıcı bakımından nakilde zorunluluk halinde rızaya gerek duyulmayabilirse de, verici açısından zorunluluk haline dayanılarak rıza alınmamazlık edilemez (Toroslu, ’78, 101).

— Hem alıcı hem de vericinin göstereceği rıza hekim tarafından aydınlatılmış onam şeklinde olmalıdır (2238 s. K. m. 7). Hastanın serbest iradesiyle karar verebilmesi, yapılacak müdahale konusunda yeterince bilgilendirilmiş olmasını gerektirir (Ank. BAM. 3. HD, 10.12.20, 19/2199, 20/1857). Aksi durum, onamın hukuki geçerliliğini tartışmalı hale getirir (Gökcen-Balcı, ’13, 124; Özar-Halıcı, ’21, 585). Fakat vericiye kıyasla alıcının aydınlatılması ödevi daha yüzeyseldir (Bayraktar, ’72, 193). Öte yandan 2238 s. K. m. 7/d’de vericinin evli olması halinde birlikte yaşadığı eşinin de nakilden haberdar edilmesi gerekliliğinden söz edilmiş ise de, eşin haberdar olup rıza göstermemesi nakle engel neden olarak kabul edilmemektedir (Öztürk-Şaylıgil, ’15, 113).

— Kural olarak ölüden organ ve doku alınamadığında ancak canlıdan temini cihetine gidilmektedir (Biy. Söz. m. 19/1). Ayrıca organ ve doku nakli, alıcı için başka bir tedavi yöntemi kalmaması ön koşuluna bağlıdır (Biy. Söz. m. 19/1). İç hukukumuzda yer verilmeyen bu koşul, “ikincillik prensibi” olarak adlandırılmaktadır (Badur, ’20, 312).

— Organ bağışı tıbbi teşhis veya bilimsel amaçlara yönelik olmalı (2238 s. K. m. 1) ve nakil üstün bir amaca hizmet etmelidir (Şahiniz, ’03, 735). Üstün amaç, alıcının yararının, vericinin yararından fazla olması anlamındadır. Organ bağışının bir bedel karşılığı olmaması koşulu da üstün amaca hizmet etmektedir (2238 s. K. m. 3, 7/e; Biy. Söz. m. 21). Bu gereklilik, organ ve doku naklinin gönüllülük (bağış) esasına dayanmasının sonucudur (2238 s. K. m. 4).

— “Önce zarar verme!” (primum nil nocere) ilkesi uyarınca organ ve dokunun alınması, vericinin yaşamını sona erdirmemeli veya tehlikeye düşürmemelidir (2238 s. K. m. 8). Ör. kalp, akciğer veya karaciğer gibi organlar alınamazken, vücutta iki adet bulunan böbrek ve korneadan biri alınabilir. Aksi takdirde verici ile hekim arasında yapılacak sorumsuzluk anlaşması, BK m. 19-20 uyarınca mutlak butlanla sakat olur ve hekimi sorumluluktan kurtarmaz (Başpınar, ’07, 204).

— Hem alıcı hem verici bakımından nakil, bu iş için gerekli donanıma sahip sağlık kuruluşlarında ve ehil kişiler (hekimler) tarafından yapılmalıdır (2238 s. K. m. 10; 1219 s. K. m. 23/1). Zira organ ve doku nakli, tıbbi müdahalenin uzmanlık gerektiren bir alanıdır.

— Nakil operasyonunun yapılacağı organ nakli merkezi tarafından, h/t’nin bağışta bulunacağı kişiye ait organ bağışının gerekliliğine ve bağışta bulunanın genel sağlık durumu açısından bir sakınca bulunmadığına, ayrıca bağışta bulunanın uygun donör olduğuna dair olurluluk raporu düzenlenmelidir (2238 s. K. m. 9; 172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “H/t’lerin Doku veya Organ Bağışında Bulunması” başlıklı alt bent 1/3).

Raporun temin edilmesinin ardından h/t’ler, ODNY hükümleri kapsamında organ ve doku bağışında bulunabilir (172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “H/t’lerin Doku veya Organ Bağışında Bulunması” başlıklı alt bent 1/3).

172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “H/t’lerin Doku veya Organ Bağışında Bulunması” başlıklı alt bent 1/4 ve 45/1 s. Gen. “Diğer İşlemler” başlıklı 5. Bölüm m. 10 uyarınca h/t’lerin bireysel veya toplu olarak organ bağışı yapma talebinde bulunmaları hâlinde, gerekli işlemler CTE değil ilgili “Cumhuriyet başsavcılığı” tarafından yapılır.

İzmir CBS’ye gönderilen CTE’nin 12.8.21 t. ve 75783 s. görüş yazısında da; bir yakınına organ bağışında bulunmak isteyen h/t’nin bu talebinin değerlendirilmesine esas olmak üzere;

  • H/t’nin bağışta bulunacağı yakınına ait “organ naklinin gerektiğine dair” Sağlık Kurulu Raporu (SKR) temin edilmesi, organ naklinin gerekli olduğunun tespiti halinde,
  • Organ bağışında bulunmayı kabul ettiğine dair imzalı ve tarihli dilekçesinin alınması,
  • Ardından organ bağışında bulunmasında genel sağlık durumu açısından bir sakınca bulunmadığına dair SKR aldırılması,
  • Organ bağışında bulunulacak kişi ile yakınlığını gösterir nüfus kayıt örneğinin temin edilmesi,
  • 172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A’da yer alan hükümler doğrultusunda gereğinin ifası istenmiştir.

C. Ölüden Organ ve Doku Nakli

Organ nakilleri arasında ölüden canlıya yapılanlar çoğunluğu teşkil etmektedir (Gürzumar, ’91, 373). Canlılarda olduğu gibi belli yaş sınırında olma ve vericinin yaşamını tehlikeye düşürmeme koşulları aranmadığından, ölüden her türlü organ ve dokunun alınması olanaklıdır. Genellikle böbrek, karaciğer, kalp, kalp kapakları, pankreas, kornea, yüz, kol, bacak ve uterus gibi organ ve dokular kadavradan canlılara nakledilmektedir. Organ ve dokunun beyin ölümü deklarasyonundan çok kısa süre sonra verilmesi, nakli acil kılmaktadır. Diğer taraftan, nakil işleminin ölenin yakınlarının duygu yoğunluğunun en fazla olduğu zamana denk gelmesi, koordinatör ile aile üyeleri arasındaki görüşmeyi oldukça güçleştirmektedir (Arslan-Dilek, ’17, 148-149).

172 s. Gen. 2. Kısım 2. Bölüm bent A “Hükümlü ve Tutukluya Doku veya Organ Bağışında Bulunulması” başlıklı alt bent 2’ye göre, ölüden h/t’lere organ bağışında bulunulması durumunda, h/t’lerin sevk ve tedavilerine ilişkin genel hükümlere göre hareket edilir. Bundan kasıt, 2238 s. K. m. 11 ilâ 14 hükümleridir. Şu halde, ölü vericiden h/t’ye organ ve doku nakli için gerçekleşmesi gereken koşullar şunlardır;

— Nakil için verici ölü olmalıdır (2238 s. K. m. 11). Ölüm anının tespitinde, beyin ölümü esas alınmaktadır (ODNY Ek-1).

— Alıcı ve vericinin rızaları olmalıdır. Ölen kişi sağlığında rızasını bir vasiyetle belirtmemiş veya 2 tanık huzurunda açıklamamışsa, sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, çocukları, anne veya babası ya da kardeşlerinden birinin, bunlar yoksa herhangi bir yakınının onayı ile ölüden organ ve doku alınabilir (2238 s. K. m. 14/1-3). Ölen, sağlığında aksini açıklamamış ve zorda kalma hali de söz konusuysa, rıza aranmaz  (2238 s. K. m. 14/4). Kişinin hayattayken ölümünden sonra organlarının alınmasını istemediğini açıklamaması ve yakınlarının da bir itirazının bulunmaması, öldükten sonra kendisinden organ alınmasına zımni rıza gösterdiği anlamına gelir. Maddede geçen “yakınları” kavramı sadece ölen kişiyle hısımlılık ilişkisi bulunan kişiler olarak anlaşılmamalıdır. Sulh hâkimi, noter veya kanunda kendisine yetki verilmiş diğer bir görevli dışında kalanlar resmi vasiyetname düzenleyemezler (TMK m. 532/2). Bir görüşe göre, organların bağışlanacağının yazıldığı sürücü belgesi talep evrakı ve uygulamada sıkça rastlanan bağış kartları TMK m. 538’de aranan şekil şartlarını haiz olmadığından hukuken geçerli değildir (Akıncı, ’07, 144; Parlak, ’09, 212). Diğer görüş, bunları geçerli kabul etmektedir (Nar, ’09, 10; Şahan, ’18, 182). Bağış kartına rağmen uygulamada ölenin ailesine sormadan nakli yapılmadığı gözlenmektedir (Doğan, ’20, 141). Kazada ağır yaralanıp son anların hastanede geçirildiği ölüm tehlikesi gibi yazılı vasiyetname yapma imkânının bulunmadığı olağanüstü hallerde sözlü vasiyet yapılabilir (TMK m. 539/1). Ne var ki, uygulamada kişilerin ölümden sonra organlarının alınmasına vasiyetnameyle rıza gösterdiklerine nadiren rastlanılmaktadır.

D. Orgun ve Doku Naklinde Sevk ve Tedavi Giderleri

167/1 s. Gen. m. 15/1-b’e göre, h/t’lerin kendi istekleriyle bulundukları kurumdan başka kuruma nakledilebilmeleri için nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri gerekmekte, m. 15/5’e göre nakil giderlerini ödememeleri halinde nakilleri iptal edilmektedir. İY m. 102/2’ye göre, h/t’nin estetik amaçlı veya SUT Kapsamında olmayan tedavi giderleri kendisi tarafından karşılanmaktadır. İzmir CBS’ye gönderilen CTE’nin 12.8.21 t. ve 75783 s. görüşünde, anılan düzenlemelere yollamada bulunularak bir yakınına organ bağışında bulunmak isteyen h/t’nin bu isteğinin hükümlü açısından zorunlu bir tedaviye ilişkin olmaması nedeniyle yol, sevk ve tedavi masraflarının h/t tarafından karşılanması gerektiği belirtilmiştir.

Oysa sağlık hizmetlerinden yararlanma, ekonomik ve sosyal haklar arasında olup, ulusal mevzuatımız ve uluslararası metinlerle güvenceye bağlanmıştır. 2238 s. K. m. 1’de organ ve doku nakli bir “tedavi” türü olarak kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak, alıcıda olduğu gibi vericinin de söz konusu tedaviye ilişkin giderlerinin Kurum tarafından karşılanması zorunludur (Y. 10. HD, 2.12.08, 07/16324, 08/15724). “Sağlık Uygulama Tebliği” (SUT)’nde yer alan düzenlemelere göre de, organ, doku ve kök hücre nakillerine ilişkin sağlık hizmetlerinden hiçbir ilave ücret alınamaz (SUT m. 1.9.3./1-e). Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilere organ ve doku nakline gerek görülmesi halinde, 2238 s. K. hükümleri dikkate alınmak şartıyla, organ veya doku nakli tedavilerine ilişkin giderler ile verici durumundaki kişinin bu tedaviye ilişkin giderleri Kurum tarafından karşılanır (SUT m. 2.4.2.A./1). Yurt içinde organın bulunması halinde hastanın organın bulunduğu yere veya organın organ nakli yapılacak merkezin bulunduğu yere getirilmesine ilişkin gidiş-dönüş için nakliye/transfer masrafları SUT m. 2.6. doğrultusunda Kurumca karşılanır (SUT m. 2.4.2.A./4). UODNKM tarafından bildirilen her bir kadavra donör için donörü temin eden sağlık kurumuna SUT eki Ek-2/C Listesinde “P911146” kodu ile yer alan “kadavra donör temini” bedeli karşılanır. Söz konusu bedele kadavra organ alım işlemleri dâhildir (SUT m. 2.4.2.A./5). Herhangi bir diyaliz yöntemiyle tedavisinin mümkün olmadığı (damar yolu girişi olmayan, periton diyalizi uygulanamayan vb.) Kurumla sözleşmeli/ protokollü üçüncü basamak sağlık kurumları SKR ile belgelenen hastalar hariç olmak üzere, ABO kan grubu uyumsuz böbrek nakline ilişkin giderler Kurumca karşılanmaz. ABO uyumsuz böbrek nakli yapılacak hastalara uygulanacak aferez işlemi ve bu işlemde kullanılacak tıbbi malzeme bedelleri ayrıca faturalandırılamaz (SUT m. 2.4.2.A./ 6). Kemik iliği nakli tedavilerinde; hastaların anne, baba, kardeş ve çocuklarından, HLA doku grubu uyumlu verici bulmak amacı ile yapılan doku uyumluluk testlerinin giderleri (moleküler veya serolojik testler) ile bu adaylar arasından uygun vericisi bulunamayan hastaların 30 adayı geçmemek üzere HLA doku grubu belirleme testlerinin giderleri, Kurum tarafından karşılanır (SUT m. 2.4.2.B-1./1). Kemik iliği nakli (hematopoietik kök hücre nakli) tedavisi, Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ve çalışma izni almış kemik iliği nakli merkezlerince uygulanır. Kemik iliği nakli tedavisi bedelleri SUT eki EK-2/C Listesinde yer alan “Kemik İliği Nakli” başlığı altındaki işlem puanları esas alınarak Kurumca karşılanır (SUT m. 2.4.2.B-1./11). Görüldüğü üzere, SUT’ta, organ, doku ve kök hücre nakli tedavilerine ilişkin giderlerin Kurum tarafından karşılanacağı, organ ve doku nakline ilişkin donöre yapılan hazırlık tetkik ve tahlillerin hizmet başına ödeme kapsamında olduğu, organ nakli tedavilerine ait yol ve gündelik giderleri başlığı altında organ naklinin gerçekleştirilememiş olmasının giderlerin ödenmesine engel teşkil etmeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bunun sonucu olarak, gerek bir başkasına organ ve doku bağışında bulunan, gerekse kendisine bir başkası tarafından organ ve doku bağışında bulunulan h/t’nin hastaneye sevk, nakil ve tedavi masraflarının kendisi değil kurum tarafından karşılanması gerekmektedir. Nitekim Dnş. kararları da aynı paraleldedir (D. 15. D, 13.12.18, 15/5621, 18/8287; 15. D, 24.4.17, 13/2625, 17/1912).

E. Cesedin Bilimsel Araştırmada Kullanılması

Prensip olarak canlı insan üzerinde deney yapılamaz (AY m. 17/2; Tıb. Deont. Tüz. m. 11). Yalnızca ölü üzerinde bilimsel amaçla organ/ doku nakli icra edilebilir. Cesedin bilimsel araştırmada kullanılması iki halde mümkündür. Kişi sağlığında bir vasiyetname düzenleyerek öldüğünde cesedinin bilimsel araştırmalar için kullanılmasını sağlayabilir. Aynı şekilde yataklı tedavi kurumlarında ölen veya bunların morglarına getirilen ve kimsenin sahip çıkmadığı ölü muayenesi veya otopsi işlemi tamamlanmış cesetler, aksine bir vasiyet olmadığı takdirde 6 aya kadar muhafaza edilmek ve bilimsel araştırma için kullanılmak üzere ilgili yükseköğretim kurumlarına verilebilir (2238 s. K. m. 14/5). Tıp eğitimi için gerekli olan kadavranın yurt içinden yeteri kadar temin edilememesi hâlinde, kadavra veya kadavra parçası, soykırım ve insanlığa karşı işlenmiş suçlar yoluyla ölmüş kimselerden temin edilmemiş olması kaydı ile yurt dışından temin edilebilir (2238 s. K. m. 14/6).

KAYNAKÇA

Abik, Yıldız, Canlıdan (Sağlararası) Organ ve Doku Nakli, (in: V. Sağlık Hukuku Kurultayı), Ank. ’ 14.

Akıncı, Şahin, Ölüden Organ Alınması Konusunda Karşılaşılan Bazı Hukuki Problemler ve Çözüm Yolları, (in: Organ ve Doku Naklinde Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Sorunları), İst. ’07.

Arslan, Aynur/ Dilek, Ahmet, Kadavradan Organ Bağışında Aile Algısı ve İletişim, Türk Nefroloji ve Transplantasyon D, C: 26, S: 2, ’17.

Badur, Emel, Organ veya Doku Verme Borcu Altına Giren Kişinin Cayması, ÇÜHFD, C: 5, S: 1, Nis. ’20.

Başpınar, Veysel, Organ Nakli Açısından Hekimin Aydınlatma Yükümlülüğü, (in: Organ ve Doku Naklinde Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Sorunları, I. Uluslararası Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Kongresi Bildiri Kitabı), İst. ’07.

Bayraktar, Köksal, Hekimin Tedavi Nedeniyle Cezai Sorumluluğu, 1. Bs, Sermet Matbaa, İst. ’72.

Doğan, Murat, Ölü Vericiden Organ ve Doku Nakli, (in: ErcÜHF Organ ve Doku Naklinde Hukuki ve Cezai Sorunlar Paneli), Ank. ’20.

Gökcen, Ahmet/ Balcı, Murat, Organ ve Doku Ticareti Suçları (TCK. m. 91-93), MÜHFHAD, C: 19, S: 2, ’13.

Gürzumar, Osman Berat, Özel Hukukumuzda Organ Nakli ve 2238 Sayılı Yasa Üzerine Düşünceler, ABD, Y: 48, S: 3, May. ’91.

Hakeri, Hakan, Organ ve Doku Ticareti Suçu, (in: Organ ve Doku Naklinde Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Sorunları), İst. ’07.

Kılıçoğlu, Ahmet, Organ Nakli ve Doku Alınmasının Hukuksal Yönleri, TBBD, Y: 2, S: 2, Nis-Haz. ’91.

Nar, Ahmet, İnsan Kökenli Biyolojik Madde (Organ-Doku-Hücre) Naklinin Hukuki Koşulu Olarak Kişinin Rızasının Alınması, KHHD, S: 55-56, ’09.

Oğuzman, Kemal/ Seliçi, Özer/ Oktay Özdemir, Saibe, Kişiler Hukuku, 18. Bs, İst. ’19.

Özar, Süleyman/ Halıcı, Türkan, Organ veya Doku Naklinde Hukuken Geçerli Rıza, AD, S: 66, May. ’21.

Öztürk, Hülya/ Şaylıgil, Ömür, Organ ve Doku Nakli Yasasının Yarar Etiği İçerisindeki Geçerlilik-Uygunluk ve İnanma Faydaları Açısından Değerlendirilmesi, Türkiye Klinikleri J. Med Ethics, C: 23, S: 3, ’15.

Parlak, Şafak, Organ Bağışı ve Organ Naklinde Ortaya Çıkan Sorunlar, TBBD, Y: 22, S: 83, Tem-Ağ. ’09.

Şahan, Gökhan, Türk Hukukunda Organ ve Doku Naklinde Rıza, (in: II. Uluslararası Tıp Hukuku Kongresi Bildirileri Kitabı), Ank. ’18.

Şahiniz, Salih, Bir Tıbbi Müdahale Türü Olarak Sağlararası Organ Nakli, (in: Fahiman Tekil Armağanı), İst. ’03.

Toroslu, Nevzat, Organ Aktarma ve Cezai Sorumluluk, AÜHFD, C: 35, S: 1-4, ’78.

1517562053084
Prof. Dr. Çetin Arslan
?S=150&D=Mp&R=G
C.S. Murat Kayançiçek
error: Korumalı İçerik
Scroll to Top