PDF Formatında Okuyun: Ceza İnfaz Kurumları’nda Arama İşlemleri (İK m. 36; İY m. 34)

A. KAVRAM VE ULUSLARARASI METİNLER

Hükümlü ve tutukluların (h/t) açık ve kapalı kurumlara ilk kabullerinde, kurumda bulunduklarında, odalarına giriş ve çıkışları ile ziyaretçilerin kurumlara girişlerinde yapılan üst ve eşya “araması” (search); TCK m. 297’de belirtilen yasak eşyaların tespit edilerek kurum güvenliğinin sağlanması amacına yönelik zorunlu uygulamalardandır. Nitekim Avrupa Cezaevi Kuralları (ACK) m. 54/1-2’de; h/t’lerin yaşadığı, çalıştığı ve toplandığı her yer, h/t’ler, ziyaretçiler ve eşyaları ile personel üzerinde arama yapılırken uyulması zorunlu detaylı prosedür ve bu tür aramaların gerekli olduğu durumlar ile aramaların biçiminin ulusal mevzuatta belirtilmesi gereğine işaret edilmiştir. BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar  (SAK) m. 1’e göre, h/t’ler, çalışanlar, hizmet verenler ve ziyaretçilerin asayiş ve güvenliği her zaman sağlanmalı, m. 50’ye göre, kurum güvenliğinin sağlanabilmesi için h/t’ler ve odaların aranmasına yönelik mevzuat uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere uyumluluk göstermeli ve uluslararası standartları dikkate almalı, aramalar “orantılılık”, “yasallık” ve “gereklilik” ilkeleri çerçevesine insanlık onuru ile gizliliğe saygılı şekilde icra edilmelidir.

Aramaların ulusal mevzuat, uluslararası metinler ve temel insan haklarına uygun yapılması, işlemin aktif süjesi olan personelin güvenlik ve hak ikilemi arasındaki ince dengeyi iyi ayarlamasına bağlıdır (Coyle, ’02, 60). Bu nedenle, ACK m. 54/3’te, personele, aradıkları kişilere karşı insan onuru ve kişisel eşyaya saygı çerçevesinde, herhangi bir firar veya suç eşyası gizleme teşebbüsünü ortaya çıkarmayı ve önlemeyi sağlayacak biçimde arama eğitimi verilmesi tavsiye edilmiştir.

B. ARAMA ÖNCESI HATIRLATICI BİLDİRİMLER

45/1 s. Genelge Güv. kısmı m. 3 uyarınca, kurumların girişlerindeki arama noktalarına, şahısların rahatlıkla görüp okuyabilecekleri şekilde kuruma sokulması yasak eşya ve malzemelerin belirtildiği “uyarı levhaları” konulmalıdır. 

Arama ve kontrol işlemi başlamadan önce de şahıslara konuyla ilgili “sözlü uyarıda” bulunulmalı ve aranacağı kendisine sözle söylenmelidir. Yasak madde bulunması hâlinde, tespit tutanağında “şahıslara gerekli uyarıların yapıldığı” ibaresine yer verilmelidir. Nitekim Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE)’nün 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, yapılacak arama işlemleriyle ilgili olarak muhatabın uygun bir dille bilgilendirilmesine olan önem vurgulanmıştır. Uygulamada bu konuda rastlanan eksiklikler adalet müfettişlerince eleştirilmektedir. 

C. ARAMA TÜRLERİ

  1. Şahıs Aramasıa) H/t’lerin Üst ve Eşyasının Aranması

5275 s. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (İK) m. 21/1 uyarınca hükümlü ve m. 116/1 atfıyla tutuklu, kuruma ilk kez kabul edildiğinde üstü ve eşyası arandıktan sonra kabul odasına konulur. Bu düzenleme, h/t’nin özel hayat alanına yönelik kısıtlamanın doğal sonucudur (Çöpoğlu, ’19, 186). H/t’nin üst araması, başka merciden izin alınmaksızın kanun gereği yapılır (Erdoğan, ’16, 1404). Araştırma teknikleri veya personele yönelik potansiyel tehlike engel oluşturmadığı sürece, normal şartlarda kişisel eşyası aranırken h/t de hazır bulundurulur (ACK m. 54/8). Üst aramasından kasıt, CMK m. 116 ve 117’de öngörülen doğrultuda kurum personeli tarafından h/t’nin giyinikken kıyafetlerinin üstten ve iç ceplerinin el gezdirilerek yoklanması veya elektronik cihazla üstünün taranmasıdır. 

Aramalarda insan onuruna (human dignity)  saygı esastır (İK m. 86/6; SAK m. 50). Arama sırasında onaylanmış cinsel taciz olarak tanımlanabilecek uygunsuz dokunuşlardan kaçınılmalıdır. CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, h/t’nin aramasının eldiven giyilerek, tenine çıplak elle dokunulmadan yapılması ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması istenmiştir. H/t’nin elleri ve kolları yan tarafa paralel, ayakları da omuz hizasında olmak üzere aramaya hazır hâle getirilmesi, vücudun baş kısmından başlanarak ayaklara doğru duş sistemi uygulanması, ceplerinin iç astarını dışarı çıkartmasının istenmesi ve hatta hukuken gerekmemekle birlikte insani olarak rızasının alınması aramayı kolaylaştırır. Herhangi bir karışıklığa meydan vermemek için h/t’ler toplu değil tek tek aranmalıdır. H/t’nin üstü veya eşyasının X-Ray cihazı veya metal dedektörle kontrol edilmesi, üzerinde daha az baskı oluşturmakla birlikte, o işlemin arama olarak nitelendirilmesini engellemez. H/t’nin giysilerinin altında çıplak bedeninde bir şey bulunup bulunmadığının gözle tespiti de üst araması kapsamındadır (Keskin Kiziroğlu, ’09, 146; Yılmaz, ’16, 251). H/t’nin üst araması, farklı hükümlere tabi detaylı arama seviyesine ulaşmamalıdır. H/t kabul etmezse, İY m. 10/8 uyarınca orantılı güç kullanılarak üstü aranır. 

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik (İY) m. 34/3 ve ACK m. 54/5’e göre, h/t’nin üst aramasının aynı cinsiyetten” personel tarafından yapılması gerekir. CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, h/t’lerin ilk kabullerinde ve sonraki üst aramalarının herhangi bir isnat ve iftiraya karşı, mutlaka ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri konusunda eğitim almış güvenlik ve gözetim görevlileri arasından aynı cinsiyetten “en az iki görevli” tarafından yapılması, üst aramalarının dışarıdan hiçbir şekilde görülmeyen, içinde başka bir h/t, çöp kutusu veya görüntü kaydeden bir cihazın bulunmadığı bir odada gerçekleştirilmesi istenmiştir. Üst aramasıyla detaylı arama arasında mahiyet farkını gözden kaçıran bu yazıda, detaylı aramadaki yüksek gizlilik derecesinin istisnasız üst aramasını da kapsar şekilde tatbikinin istenmesi, aramanın aktif süjelerinin hareket alanını oldukça kısıtlamaktadır. Bu sebeple söz konusu kurala uygulamada pek riayet edilmediği göze çarpmaktadır.  

Kuruma kabulden sonra da h/t’nin üst ve eşyası habersiz olarak her zaman aranabilir (İK m. 36/1, 116/1; İY. m. 34/1). Üst aramalarında şüphenin varlığı veya yokluğu önem taşımaz. H/t’lerin, odalarından her çıkışlarında ve dönüşlerinde ayrı yerlerde ve farklı İKM’ler tarafından üst ve eşya aramasına tabi tutulmaları zorunludur (İK m. 86/6; Ziy. Yön. m. 5/1-m). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında; açık görüşlerde ziyaretçinin h/t ile birebir temasına imkân sağlandığından, açık görüş sonrası yapılan aramalarda daha titiz davranılması gerektiğine işaret edilmiştir. Bunun sonucu olarak, h/t’nin kuruma ilk kabul edilişinde, mahkemeye veya hastaneye götürülüş ve getirilişinde, diğer bir kuruma nakledilişinde, kurum içerisinde idareye, avukata, kap. ve açık görüşlere, telefon görüşüne, kurum servislerine, spor alanlarına, kütüphaneye, iş atölyelerine götürülmek ve sohbet toplantılarına katılımını sağlamak üzere odasından her alınışında ve geri konuluşunda, hatta gerekli görülen diğer hâllerde prensip olarak üstü ve eşyası aranır. 

CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, h/t’nin üst araması sonrasında yazı ekinde yer alan Tutanak (1)‘in doldurularak yapılan aramanın kayıt altına alınması istenmiştir.

b) Ziyaretçilerin Üst ve Eşyasının Aranması

Güvenlik hassasiyeti nedeniyle kurumlara giriş ve çıkışlar prensip olarak bir noktadan yapılır. İşin doğası gereği h/t’ler mahkûm kabul birimi girişindeki duyarlı kapıdan, gıda malzemesi gibi eşyalar ise mutfak giriş kısmında kurulu x-ray ve duyarlı kapıdan geçirilerek kuruma alınır. Bu sistem, standart güvenlik prosedürünün gereğidir.

Otomatik algılayıcı güvenlik sistemleri, kurumların güvenliğini sağlamada büyük önemi haizdir. Sesli, ışıklı ve titreşimli uyarı veren metal dedektörler, kuruma giriş yapan kişilerin üzerinde kuruma sokulması yasak metal alaşımlı eşya (silâh, bıçak gibi) olup olmadığını belirlemek için kullanılır ve oldukça mobilizedir. İnsan sağlığına zararı nedeniyle x-ışını kaynağı kullanan dedektörler zamanla terk edilerek yerini multizone MWBS dedektörlere bırakmıştır. Yeni nesil metal detektörler, taşıdıkları LED’ler sayesinde metal nesnelerin kişinin hangi bölgesinde ve ne yoğunlukta olduğunu belirleyebilmektedir. El dedektörünün metali algılayan geniş yüzeyinin, tetkik edilen alana ya da kişinin vücuduna paralel (teğet) olarak 2,5 – 7,5 cm uzaklıktan tutulması ve yavaş hareket ettirilmesi gerekir. Hassasiyet ayarları önceden yapılabilen geçit tipi metal kapı dedektörleri; anahtarlık, kemer, bozuk para ve düğme gibi kuruma sokulması yasak olmayan mutat metallere karşı duyarsızlaştırılabilmektedir. Kuruma girişte kişilerin teker teker aranmasını genellikle gereksiz kılması, metal kapı detektörlerini işlevli kılmaktadır. Kapı tipi metal dedektör kişi üzerinde metal algıladığında, bir güvenlik görevlisi ayrıca el tipi dedektörle her zaman daha detaylı bir arama yapabilir (MEB – Giriş-Çıkış, ’18, 2-6).

Ziyaretçilerin kuruma kabulü, aranmasına onay vermesi koşuluna bağlıdır; ziyaretçi, herhangi bir zamanda onayını geri çekebilir, bu durumda kurum idaresi erişimi reddedebilir; ziyaretçilerin aranma ve giriş usulleri en azından h/t’lere ilişkin kurallar kadar koruyucu ilkelere tabi olmalıdır (SAK m. 60/1-2). Kurum personeli ve dış güvenlik görevlileri (jandarma) dâhil olmak üzere, sıfat ve görevi ne olursa olsun, kuruma girenler duyarlı kapıdan sinyal vermeden geçmek zorundadır (İK m. 86/3; Ziy. Yön. m. 6/1). Bu kişilerin üstleri, sinyal vermeden duyarlı kapıyı geçtikten sonra metal dedektörle aranır; eşyaları X-Ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirilir; ayrıca şüphe hâlinde elle aranır. Bu cihazların bulunmadığı yerlerde arama ve kontrol “elle yapılır (İK m. 86/3; Ziy. Yön. m. 6/1). Ancak milletvekilleri, mülkî amirler, hâkimler, savcılar ve bu sınıftan sayılanlar, avukatlar, noterler, açık ve kap. kurumlar ile tutukevleri kontrolörleri, izleme kurulu başkan ve üyeleri, uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcileri, açık ve kap. kurumlar ile tutukevi koruma birlik komutanı ile kurum müdürünün üstleri ağır cezayı gerektiren suçüstü hâlleri dışında elle aranamaz. Duyarlı kapı cihazının ikazının sürmesi hâlinde, bu kişiler ancak elle aramayı kabul ettikleri takdirde kuruma girebilirler (İK m. 86/3; Ziy. Yön. m. 6/1). 

Elle arama yapılmasını gerektiren hâllerde, arama aynı cinsiyetten görevliler tarafından yapılır. Daha açık ifadeyle, kuruma giren bayanlar bayan İKM’ler veya bayan jan. görevlileri tarafından, bu görevlilerin bulunmamaları hâlinde, kurum müd.’nün istemi, CBS’nin talebi üzerine, mülki amir tarafından görevlendirilecek bayan memurlarca elle aranırlar (İK m. 86/3; Ziy. Yön. m. 6/2). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, kişinin elle aramayı kabul etmemesi durumunda, Ziy. Yön. m. 5 uyarınca görüşme haklarının 1 aydan 1 yıla kadar kısıtlanabileceği ve kuruma alınmayacağı hususunda bilgilendirilmesi, bunun yanında arama işlemlerinin yapılmasına engel olması hâlinde ziyaretin gerçekleştirilmeyip konunun tutanakla tespit edilmesi; kurumlarda yapılan aramalarda, yetişkin ziyaretçiler ile birlikte gelen bebek veya çocuk ziyaretçilerin üzerlerinde zaman zaman kuruma sokulması yasak uyuş. veya uyarıcı madde, delici/ kesici alet ile haberleşmeye yarayan simkart, cep telefonu gibi cihazlar yakalandığından bu hususun göz ardı edilmemesi; sağlık sorunları olduğu ve duyarlı kapıdan geçmesinin sakıncalı olduğu doktor raporu ile belirtilmiş ziyaretçilerin (hamile bayanlar, kalp pili takılı olan kişiler gibi), duyarlı kapıdan geçirilmeden titizlikle elle aramalarının yapılarak kuruma alınması; rahatsızlığı nedeniyle vücutlarında platin ve protez gibi metal takılı olan veya tekerlekli sandalyeyle gelen ziyaretçilerin, yanlarında getirdiği rahatsızlığını belirtir doktor raporu kontrol edilerek, duyarlı kapıdan geçirildikten sonra elle aramalarının yapılarak kuruma alınması istenmiştir. 

Görüldüğü üzere, uluslararası ve ulusal mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kurumlarda h/t’lerde olduğu gibi ziyaretçilerin aranması kurum güvenliğini sağlama amacıyla yerine getirilmesi gereken zorunlu işlem olduğundan, keyfi bir uygulama olarak tanımlanamayacağı açıktır. Ancak, aramalarda her hâlükârda insanın saygınlığını küçültecek, onurunu incitecek veya aramanın amacıyla bağdaşmayacak tutum ve davranışlardan kaçınılması gerekmektedir (İK m. 86/7; Ziy. Yön. m. 5/1-n). 

X-Ray cihazına kontrol edilecek paket ve bagajlar taşıma bandına aralarında en az 50 cm ve geniş yüzeyleri banda paralel olacak biçimde konulmalı, görüntüyü nitelendirmede zorluk çekildiğinde bagaj pozisyonu değiştirilerek tekrar cihazdan geçirilmeli, inceleme sırası önce büyük sonra küçük cisimler şeklinde olmalı, içerisinde kesin fikir edinilemeyen durumlarda bagaj sahibine açtırılarak kontrol edilmeli, aygıt çalışırken cihaz tüneline el sokulmamalı, taşıyıcı banda (konveyör) oturulmamalı, tünelin önünde ve arkasında bulunulmamalı, cihazın üzerine yiyecek-içecek bırakılmamalı, canlılar hiçbir surette x-ray cihazıyla kontrol edilmemeli, x-ray cihazı ile çalışan personelin maruz kalacağı radyasyonun belirlenen sınırları aşmaması için dozimetre kullanımı sağlanmalıdır. 

Duyarlı kapıdan geçiş veya metal detektörle üst araması sırasında aletlerin ikazda bulunmaması hâlinde, kural olarak kendilerinden ayakkabı ve kemer gibi eşyaları çıkartılmaları istenmez.

Vücut üzerinde yasak madde veya malzemeler genellikle; saç arası (özellikle bayanlarda topuz), kulak içi ve arkası, burun delikleri, ağız içi (dudak altı, takma dişlerin içi, dilaltı), göğüs veya koltuk altı, parmak araları, göbek oyuğu, bacak arası (vajina, anüs ve oral), ayak tabanı, vücuttaki pansuman, alçı ve sargıların içi gibi yerlerde saklanmaktadır. Elbise üzerinde çoğunlukla; ceket ve gömlek gibi giysilerin astar, yaka ve omuz vatkası ile içi boş düğme içleri, kravat düğüm yeri, külot veya çorap içi, sutyen içi, pantolon paçası kıvrım yeri, kemer içi ve altı, kol saati, tükenmez kalem, sigara ve ilaç kapsüllerinin içi, ayakkabı astarı ve topuğu içi gibi yerlerde gizlenmektedir. Koğuşlarda ekseriyetle; ranza demirlerinin içi ve altı, tv ve radyo içi, masa ve sandalye ayak içleri, soyunma dolabı iç bölmesi ve alt kısmı, priz yuvaları, buat ve aydınlatma lambaları içi, elbise ve ayakkabı içleri, kalorifer peteği arkası, temizlik hortumu içi, çöp tenekesi, yastık, yorgan ve döşek içleri, gıda maddelerinin içi, sebzelik ve tabak altları, tuvalet sifonu ve lavabo akıntı yerleri, süt ve meyve suyu kaplarının içi ile çay paketi içi gibi yerlerde saklanmaktadır.

2. Mekân Araması

a) Genel Arama

Titiz bir istihbarat faaliyeti ve iyi bir gözlemle firar olayları başlangıç ve niyet aşamasında saptanıp engellenebilir. Kurumlarda; delici, kesici, aşındırıcı suç aleti, ateşli silah, iletişim aracı, uyuş. madde, yasak doküman ve firar emarelerini saptayarak kurum güvenliğini tesis amacıyla h/t’lerin odaları ve eklentilerinde aramalar yapılır (Sevimli, ’00, 112). Bu aramalar sırasında h/t, eşya ve bina araması aynı anda yerine getirilir. İK m. 36/1’de kurumun tamamında habersiz olarak her ay 1 kez mutlaka arama yapılacağı belirtilerek önleme amaçlı “genel (olağan) arama”nın çerçevesi çizilmiştir. Genel arama yapma kanun hükmüyle kurum amirine tanındığından, ayrıca bir karar alınmasını gerektirmez (Yenisey-Nuhoğlu, ’20, 292; Aydın, ’12, 133). Aramanın ayda en az 1 kez yapılması zorunlu ise de, idare tarafından takdire bağlı olarak birden fazla kez yapılması mümkün, hatta bazen gereklidir (Demirbaş, ’19, 353). 

Aramalar için h/t sayısı göz önünde bulundurularak yeterli sayıda personelden ekipler oluşturulur, dedektör ve tokmak gibi gerekli aletler temin edilir ve iyi bir görev organizasyonu yapılır. Sayıca yeterliyse her ekibin başına bir İKBM görevlendirilir. Kurum müd. veya bir 2. müd. neyin, nerede ve nasıl aranacağı konusunda arama ekiplerini bilgilendirerek talimatlandırır. Akabinde odanın kapısı açık konuma getirilir ve yeteri kadar personel kapı önünde güvenlik önlemi alır. Odaya girilir girilmez kapı arkası kontrol edilir ve koğuş sakinlerine arama yapılacağı konusunda bilgi verilir. Önce havalandırma bahçesinin araması yapılır. Ardından h/t’ler üst aramasına tabi tutularak araması bitmiş başka bir bölüme (havalandırma bahçesi veya yemekhane gibi) alınır ve arama sonuçlanıncaya kadar burada muhafaza edilir. Aramada görevli olmayanların içeriden dışarıya ve dışarıdan içeriye girip çıkmalarına izin verilmez. İY m. 34/1 uyarınca oda ve eklentilerinde yapılacak aramalar sırasında bir h/t gözlemci olarak hazır bulundurulur. Üst aramaları bittikten sonra oda veya koğuşun durumuna göre belirlenecek bir yerden aramaya başlanır ve sırayla devam edilir. Her oda veya kapalı yer, bir noktadan başlanmak suretiyle saat yelkovanı istikametinde ve yukarıdan aşağıya doğru ayrıntıya inilerek aranır, aranmayan hiçbir yer bırakılmaz. Oda aramaları üst kısımdan ve odanın sol tarafından başlanarak sağa doğru yapılır, en son h/t(‘lerin yaşam alanları aranır. Yatakhanelerde; ranzaların altı ve üstü dikkatlice aranır. Yatak, yastık ve nevresimlerin özellikle içleri detaylı incelenir. Dolap ve raflar aranarak uyuşturucu, kesici veya delici herhangi bir yasaklı madde olup olmadığına bakılır. Bu esnada h/t’lerde olası davranış değişiklikleri dikkatle izlenir. Kapıların kilit aksanları, pencere demirleri, havalandırma duvarları, jiletli veya dikenli teller, yağmur olukları, tavan, zemin ve duvarlar tokmak yardımıyla yoklanarak kesinti ve herhangi bir değişiklik olup olmadığı tespit edilir. Tuvaletler, atıl (kör) alanlar ve ziyaret yerleri aranır. Kurumun çatı kısmı ve çevresi de dikkatle kontrol edilerek firara yönelik herhangi bir kazı veya delmenin olup olmadığı incelenir; özellikle tünel kazma açısından potansiyel tehlike içeren yerlerde bunun izleri aranır. Bu bağlamda, binanın pis su ve rögar kanalizasyonları kontrol edilir, firara yönelik belirti ve emarelerin varlığı araştırılır. Koğuşlarda mevzuat gereği bulundurulabilecek eşyalar haricindekiler alınır. Arama sırasında h/t’lerin şahsi eşyalarına zarar verilmemeye özel gösterilir, eşyalar rasgele savrulmaz, birbirine karıştırılmaz, sert ve disiplinsiz davranışlardan kaçınılır (MEB – Bina Arama, ’18, 15-20). Zira arama sırasında insan onuruna saygı esastır. Aramalarda insanın saygınlığını küçültecek, onurunu incitecek veya aramanın amacıyla bağdaşmayacak tutum ve davranışlarda bulunulmaz (ACK m. 54/4; SAK m. 50; İY. m. 34/9; Ziy. Yön. m. 5/1-n).  

İK m. 36/2 ve İY m. 34/4’e göre, aramalar prensip olarak kurum görevlilerince, gerektiğinde dış güvenlik görevlileri veya kolluk kuvvetleriyle veya diğer kamu görevlilerince ortaklaşa gerçekleştirilebilir. 2803 s. JGYK ve 2559 s. PVSK’da boşluk bulunması nedeniyle, İK m. 36 ile, dış güvenlik güçleri ve kolluk kuvvetleri ve diğer kamu görevlilerinden arama işlemi sırasında yararlanılması uygulaması kanuni dayanağa kavuşturulmuştur. Özel kişiler veya özel güvenlik görevlileri kurum içi aramayı yapmak üzere görevlendirilemezler.

Odalarda yapılan aramanın nedeni ve aramayı yapan kişinin kimliği dâhil gerekli tüm kayıtlar tutulmalıdır (SAK m. 51, ACK m. 16A/2). Arama tutanaklarının, matbu kayıtları içerir şekilde doldurulmamasına özen gösterilmelidir.

CTE’nin 9.6.15 t. ve 96319 s., 10.11.15 t. ve 167688 s., 8.11.16 t. ve 127470 s., 24.1.17 t. ve 9852 s. ile 8.6.17 t. ve 69554 s. genel yazılarında; kurumlarda meydana gelebilecek firar eylemlerinin engellenmesi amacına yönelik gerçekleştirilen genel ve kısmi aramalar sırasında, kurumlardaki oda, koğuş, bahçe, mutfak, merdiven boşluğu, duvar arası, dolap ve ranza ile merdiven altları, duvar ve zemin maddelerinde renk ve biçim değişiklikleri ile tavanda renk ve iz değişiklikleri olup olmadığının dikkatle incelenerek kontrol edilmesi; tuvalet taşı, banyo, lavabo altları, fayans arkaları, yapıştırıcı madde niteliği ile taşların oynama hâli belirtilen yerlerin temizlenerek aranması; taşınabilir durumdaki dolapların çekilerek arka ve alt zeminlerinin, taşınamayan dolapların da bölümlerinin, yastık, nevresim ve battaniye içlerinin kontrol edilmesi; havalandırma bahçelerinde bulunan pis su iç ve dış logarlarının kilit ve logar ağzı kontrollerinin yapılarak akan suda kil ve toprak karışımı olup olmadığının saptanması; elektrik, sıhhi tesisat ve kalorifer gibi tesisat boşluklarının aranması; çatı ve boş alanlar ile firar girişimi için tünel kazmaya müsait tüm alanların bizzat kurum müdürü nezaretinde kontrol edilmesi suretiyle ansızın genel arama yapılması istenmiştir.  

CTE’nin 3.11.21 t. ve 113581 s., 1.10.21 t. ve 100068 s. ile 6.10.21 t. ve 101518 s. genel yazılarında; tünel yöntemiyle firarların engellenmesi amacıyla dinleme yöntemiyle yapılan tespitin anlık belirlemeye yönelik olması ve varsa tüneli fiziki olarak tespit edememesi nedeniyle sadece “Sismik Cihaz ile Dinleme” yöntemiyle yetinilmemesi, mülki makamlarla irtibata geçerek resmi kurum ve kuruluşlar (Jandarma Komutanlıkları, AFAD, İtfaiye vb.) ile ilde ya da yakın illerde bulunan üniversitelerin Jeoloji, Maden ve Metalürji Mühendisliği bölümleri gibi yüksek öğrenim kurumlarının yer altı sismik görüntüleme özelliği bulunan teknik cihazlarından faydalanılarak tünel araması yapılması istenmiştir. 

CTE’nin 4.10.16 t. ve 12189/112140 s. yazısında, terör örgütü mensubu h/t’lerin 24 saat kontrol altında tutulabilmesi için gece-gündüz vardiyalarında özel personel görevlendirilmesi ve sadece kurum en üst amirinin talimatı ve bilgisi ile odalarına girilmesi, zorunlu hallerde biri Bakanlık atamalı olmak üzere en az 3 kişiden oluşan personelle odalarına girilmesi, odaya giriş tarihi, saati ve giriş nedenini ayrıntılı belirten tutanak düzenlenmesi, bunların diğer h/t’lerle bir araya getirilmemesi, oda değişikliği yapılırken ve kurum içi faaliyetlere çıkarılırken kişilerinin vasıflarının göz önüne alınması gerektiği belirtilmiştir.

Kurumlardaki rutin aramaların etkin ve usule uygun yapılıp yapılmadığını tespit için üçüncü bir göze ihtiyaç duyulduğundan CTE Güv. ve İnf. Sor. D. Bşk. bünyesinde CBS ile koordinasyon içerisinde arama faaliyetleri yürütmek üzere çıkarılan Böl. Aram. Des. Grup. Çal. Us. Yönergesi’ne dayanılarak “Bölgesel Arama Destek Grubu” oluşturulmuştur. Arama işlemleri sonrası ekip sorumlusu 2. müd. tarafından tanzim edilen “Genel Arama Raporu” ile arama yapılan kurumdaki genel durum, varsa eksiklik ve aksaklıkları belirten durum CTE’ye sunulmaktadır.

b) Kısmi Arama

İK m. 36/1’e göre, kurumların odaları ve eklentilerinde, h/t’lerin üst ve eşyasında habersiz olarak her zaman arama yapılabilir. “Kısmî aramaişleminde, bir ihbar veya istihbari bilgi alındığında yahut şüphe uyandıran hâllerde gerekli görülen yerler aranır. Bu koşula bağlı olmaksızın, tehlikeli ve yüksek derecede riskli h/t’lerin barındıkları odalarda da kısmi arama yapılabilir. 

Kısmi arama da prensip olarak genel aramada izlenen usule tabidir. Yani genel aramada olduğu gibi kısmi arama sırasında da bir h/t hazır bulundurulur (İY m. 34/1), insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi için her türlü tedbir alınır (İY m. 34/9). Odada h/t’lerin üst araması yapıldıktan sonra yatak, eşya ve kısmın genel aramasına geçilir. H/t’lerin kişisel eşyalarına zarar vermemeye dikkat edilir. Ortaya çıkarılması istenen suç emareleri bulununcaya veya olmadığından kesin emin olununcaya değin arama sürdürülür. Genel aramaya nazaran kısmi aramanın daha ayrıntılı ve özenerek yapılması, şüphenin daha yoğun olmasına dayanmaktadır.  

Aramanın nedeni ile aramayı yapan kişilerin kimliği dâhil diğer bilgiler tutanağa bağlanır (SAK m. 51, ACK m. 16A/2). 

Ziyaret yerleri de ziyaret öncesi ve bitiminde aranır (İK m. 86/3; Ziy. Yön. m. 5/1-j). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, açık görüşlerde ziyaretçinin h/t’lerle birebir temasına imkân sağlandığından, görüş mahallinde h/t’ler ile ziyaretçilerin daha dikkatli izlenmesi gereğine işaret edilerek bu yasal zorunluk vurgulanmıştır.

Hastanelerdeki mahkûm koğuşları, muhafazalı muayene odaları ve bekleme alanları infaz kurumunun bir bölümü sayıldığından, buralarda da belirsiz zamanlarda sağlık hizmetini aksatmayacak şekilde infaz kurumu personeli tarafından arama yapılmalıdır.

3. Detaylı (Çıplak) Arama ve Beden Çukurlarında Arama

a) Kavram ve Yasal Çerçeve

Çıplak arama” kavramının kamuoyu zihnindeki algısı parlak değildir. Bu nedenle İY m. 34’te geçen söz konusu ibare haklı olarak 12.11.21 t. daha yumuşatılmış bir ibare olarak detaylı arama” şeklinde değiştirilmiştir. Gerek çocuklar, gerekse yetişkinler için uygulanabilen bu arama türü, çok hassas ve utandırıcı olduğundan, profesyonel personel tarafından gizliliğe riayet edilerek icra edilmelidir.

İY m. 34/2-3’te “detaylı arama” ve beden çukurlarında arama” olmak üzere iki tür arama düzenlenmiştir. Bu aramalar, hükümlü yanında İK m. 116/1 ve İY m. 141/1 atfıyla tutuklu hakkında da uygulanır. Fakat tutuklu yönünden ayrıca masumiyet karinesinin çiğnenmemesi gerekmektedir (AİHM, Ivanczuk v. Polonya, 25196/94, 15.11.01). 

Detaylı arama tedbirinde, h/t’nin elbiseleri çıkarılarak bedeni prensip olarak gözle aranır. Detaylı arama sırasında bedene dokunulması yasaklanmamış, sadece dokunulmaması için özen gösterilmesi emredilmiştir. 

Beden çukurlarında arama için de, detaylı aramada izlenecek usulün uygulanacağı öngörülmüştür. Mevzuatımızda bunun dışında beden çukurlarında aramanın nasıl yapılacağı konusunda detaylı bir hükme yer verilmemiştir. SAK m. 5474-6’teki düzenlemeler ile iç beden muayenesinin düzenlendiği CMK m.75/4 ve Ceza Muh. Beden Muay, Gen. İnc. ve Fiz. Kim. Tes. Hak. Yön. m. 3, m. 4 hükümlerinden ceza infaz mevzuatıyla bağdaşır nitelikte olanlarının referans alınmasında engel yoktur. Bu itibarla, anılan düzenlemelerden hareketle, beden çukurları ibaresinden; kişinin genital bölgeleri (cinsel organ ve anüs), baş (ağız, burun ve kulak içleri dâhil), göğüs, karın boşlukları ile cilt altı dokuları anlaşılmalıdır. 

AY m. 13 uyarınca kişi hak veya hürriyetine yönelik sınırlamayı ve sınırlamanın koşullarını içeren genel çerçeve kanunda gösterilmeli, bunun nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar yönetmeliğe bırakılmalıdır. Oysa İK m. 36/1’de detaylı arama ve beden çukurlarında arama kavramına dahi yer verilmediğine göre, söz konusu aramanın kanuni dayanağı bakımından mahsurlu olduğu söylenebilir (aynı yönde: Şen, ’21, 567-568; Özen, ’15, 50). Doktrinde, h/t’nin detaylı aranması işlemine ilişkin delil seviyesinin CMK m. 75 ile kıyaslanarak düşük bulunması yönündeki eleştiriye (Özbek, ’19, 219) ise katılmamaktayız.

Detaylı arama ve beden çukurlarında arama; istisnai bir uygulama olup “gereklilik”, “ölçülülük” ve “orantılılık” ilkeleri esas alınarak icra edilir.  

b) Aramada Delil Standardı

İY m. 34 ile hukuki dayanağı ortaya konulan detaylı aramayla, kurumun özel statüsünden doğan güvenliğinin sağlanması, h/t’lerin kurum içinde kendilerine, diğer h/t’lere ve personele zarar verecek veya suç oluşturacak uyuş. madde veya kesici ve delici alet gibi yasak eşyaların kuruma sokulmasının engellenmesi amaçlanmaktadır (AYM, F.E. ve Diğ, 14/15586, 23.1.19). Üst ve eşya araması gibi rutin uygulamaların yeterli geldiği hâllerde, detaylı arama ve beden çukurlarında aramaya başvurulmamalıdır. Nitekim SAK m. 52 ve BanK m. 20’de de, detaylı arama ve vücut aramasının yalnızca mutlaka gerekli olan hallerde yapılması ve alternatif arama yöntemlerinin (ör. tarayıcı ve metal dedektörü gibi) geliştirilmesi önerilmiştir. CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, h/t’nin detaylı araması yapılmadan önce kıyafetlerinin aranması, üst aramasının eldiven giyilerek, kişinin tenine çıplak elle dokunulmadan yapılması istenmiştir. Kuruma kabul işlemleri sırasında veya daha sonra İY m. 34/2-3 uyarınca detaylı olarak veya beden çukurlarında arama, h/t’nin üzerinde kuruma sokulması veya bulundurulması yasak madde veya eşya bulunduğuna dair “makul ve ciddi emarelerin varlığı” ve “bunun başka suretle tespitinin olanaksız olması” durumunda yapılabilir. Şüphenin (emarenin) “makul” sayılabilmesi için, mevcut olgu ve bulguların tarafsız bir gözlemciyi, h/t’nin kuruma yasak eşya sokma fiili işlemiş bulunmasının mümkün bulunduğu hususunda ikna etmeye yetecek ölçü ve nitelikte olması kâfidir. Basit şüpheyi aşan ancak yeterli veya kuvvetli şüphe derecesine varmayan şüphe, makul şüphedir. CPT’ye göre, beden çukurlarında yapılan arama, istisnai olarak ve bireysel bir risk analizi sonucunda kesinlikle gerekli olduğunda gerçekleştirilmeli ve icap eden güvenceler sağlanmalıdır. Detaylı arama, acı çektirme saiki veya cezalandırma amacıyla kesinlikle uygulanmamalıdır. Nihayet çıplak arama iddialarında ispat zorluğunun karşımıza bir sorun olarak çıktığını belirtmemiz gerekir (AYM, Turan Günana, 13/5545, 15.12.15). 

c) Aramanın İcra Ediliş Şekli

Gerek detaylı arama, gerekse beden çukurlarında aramanın yapılabilmesi, kurum en üst amirinin uygun görmesine bağlıdır (İY m. 34/2). Bu aramanın karar mercii olarak idari bir makamın öngörülmesi eleştiriye açıktır.

Detaylı arama ve beden çukurlarında arama, prensip olarak h/t’ler hakkında icra edilir. SAK m. 60/1’e göre, ziyaretçilerin aranma ve giriş usulleri aşağılayıcı olmaz ve en azından h/t’lere ilişkin kurallar kadar koruyucu ilkelere tabii olur; beden boşluğu aramalarından kaçınılır ve bunlar çocuklara uygulanmaz. CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, ziyaretçilerin (üçüncü kişilerin) kuruma girişlerinde çıplak aranmaları söz konusu olmamakla birlikte, kişilerin elle aranmasına rağmen üzerinde suç unsuru oluşturabilecek bir madde bulunduğuna dair yoğun şüphe halinde konunun CBS’ye intikal ettirilmesi istenmiştir. Böyle bir olasılıkta doğal olarak, artık başlatılacak adli soruşturma kapsamında CMK hükümleri tatbik edilecektir. Yasak eşyaların (uyuş. madde, haberleşme aracı gibi) büyük kısmının ziyaretçiler aracılığıyla kuruma sokulması karşısında, adli aramanın daha sıkı şekil şartlarına bağlı olması, kurumların güvenliğini ciddi derecede tehlikeye atmaktadır. 

Detaylı arama karşı cinsiyetten 2 personel tarafından yapılırken (İY m. 34/3), beden çukurlarında aramanın mutlaka kurum hekimi tarafından yerine getirilmesi gerekir (İY m. 34/2-c). Uluslararası hukuk metinlerine göre de, beden çukurlarında arama (vücut araması) yalnızca aynı cinsten hekim tarafından özel olarak yapılmalı, ancak başka bir doktorun çağrılamayacağı kadar acil bir durum olmadıkça, bu hekim h/t’nin sağlık hizmetlerinden sorumlu kurum hekimi olmamalıdır (CPT Stn; ACK m. 54/6-7). SAK m. 52/1-2’de aramayı gerçekleştirecek süjenin vasfında daha esnek davranılmıştır. Buna göre, müdahaleci aramalar (vücut boşluğu gibi) aynı cinsiyetten eğitim almış personel tarafından özel olarak yürütülmeli, vücut boşluğu aramaları yalnızca nitelikli sağlık hizmeti profesyonelleri tarafından, bulunmadığı hâllerde hijyen, sağlık ve güvenlik standartlarında uygun şekilde eğitilmiş bir kurum personeli tarafından yapılmalıdır. Normal koşullarda sağlık çalışanları, h/t’lerin aranmasına dâhil olmamalıdır. Çünkü aramalar kurum güvenliği ile ilgili bir konudur ve doktorların hastalarının sağlığını koruma ve iyileştirme görevleri bu türden fillere dâhil olmaları nedeniyle zarar görebilir. Beden çukurlarında aramada bu kuraldan ayrılmanın nedeni, söz konusu aramanın taşıdığı hassasiyettir. Demek oluyor ki, alternatif olarak, beden boşluklarındaki aramalar kurumun normal revirinde çalışmayan ve aynı toplumsal cinsiyetten tıbbi eğitimi olan bir çalışan tarafından ya da ‘hijyen, sağlık ve güvenlik standartları konusunda bir tıp uzmanı tarafından uygun şekilde eğitilmiş bir hapishane çalışanı tarafından yapılabilir. AİHM, detaylı aramanın h/t’nin hemcinsi personel tarafından yapılmamasını ihlal nedeni olarak değerlendirmektedir (AİHM, Van der Ven v. Hollanda, 50901/99, 4.2.03). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, h/t’nin detaylı aramasının herhangi bir isnat ve iftiraya karşı, mutlaka ilgili ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleri konusunda eğitim almış olan güvenlik ve gözetim görevlileri arasından aynı cinsiyetten en az iki görevli” tarafından yapılması; h/t’nin beden çukurlarında aramanın kurum en üst amirinin gerekli görmesi hâlinde, savcının bilgisi ve talimatı doğrultusunda, Üçlü Prot. hükümleri uyarınca hekim tarafından, belirlediği ortamda ve belirleyeceği kişilerin huzurunda yapılması, aramadan önce h/t’nin röntgeninin çekilmesi istenmiştir.

Arama sırasında insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esastır. Bu kapsamda gerekli her türlü tedbir alınır (İY m. 34/9). Personele, aradıkları kişilerin insan onuruna ve kişisel eşyalarına karşı saygılı davranmak suretiyle, herhangi bir firar veya suç eşyası gizleme teşebbüsünü ortaya çıkaracak ve önleyecek şekilde arama eğitimi verilmelidir (SAK m. 54/3).

CPT’ye göre, h/t’nin giysilerini çıkartmasını gerektiren her türlü arama, karşı cinsten personelin görmeyeceği şekilde yapılmalıdır. İY m. 34/2-a uyarınca da, detaylı arama; h/t’nin utanma duygusunu ihlâl etmeyecek şekilde ve görevli dışında hiç kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilmelidir. AİHM, detaylı arama yerinde başka h/t ve kaydedici cihaz bulunmasının ihlale neden olanağını belirtmiştir (AYM. Mehmet Bayraktar, 14/2316, 15.2.17). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, h/t’lerin detaylı aramalarının, dışarıdan hiçbir şekilde görülmeyen, içinde başka bir h/t, çöp kutusu veya görüntü kaydeden bir cihazın bulunmadığı bir odada yapılması istenmiştir.

Detaylı arama yapılırken aşırı ve abartıya kaçılmamalı, tam çıplak olmama kuralına muhakkak uyulmalıdır (AİHM, Wainwright v. İngiltere, 12350/04, 26.9.06). Arama sırasında öncelikle h/t’ye tek kullanımlık giyim önlüğü verilmelidir (İY m. 34/2-a). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında, kuruma ilk kabulde yapılacak detaylı aramada, h/t’nin talebinin olması hâlinde, “Tük. Yön. Mal ve Malz. Al.” harcama tertibinden (Ekonomik Kod 03.2) karşılanacak tek kullanımlık önlük verilmesi istenmiştir. Arama esnasında önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılmalı, bedenin alt kısmındaki giysiler üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılmalıdır. Bu giysiler de mutlaka aranmalıdır (CPT Stn; İY m. 34/2-b). Detaylı arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilmeli ve görevli tarafından eldiven kullanılmalıdır. Aranan kişinin beden çukurlarında bir şeyin bulunduğuna dair makul ve ciddi emarelerin bulunması hâlinde, öncelikle hü/t’den madde veya eşyanın kendisi tarafından çıkartılması istenmeli, aksi hâlde bunun zor kullanılarak gerçekleştirileceği bildirilmelidir (CPT Stn; İY m. 34/2-c). Ayrıca h/t kadınsa güvenlik ve onuruna mümkün olan en yüksek düzeyde saygı gösterilmelidir (CPT Stn). Aynı şekilde yetişkinlere nazaran daha hassas olan çocuklar detaylı aranırken, fiziksel ve ruhsal olarak örselenmemeleri temin edilmelidir (AYM, F.E. ve Diğ, 14/15586, 23.1.19). 

Detaylı arama ve beden çukurlarında arama, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilmelidir (İY m. 34/2-ç).

Detaylı arama ve beden çukurlarında arama işlemi tutanağa bağlanır, tutanakta arama yapan görevliler ile h/t’nin imzası bulunur. H/t’nin imzadan kaçınması hâlinde bu durum tutanağa geçirilir (İY m. 34/2-ç).  Özellikle detaylı arama ve vücut aramasının nedeni ve aramayı yapan kişinin kimliği dâhil gerekli tüm kayıtlar hesap verilebilir biçimde tutulmalıdır (SAK m. 51, ACK m. 16A/2). CTE’nin 12.6.17 t. ve 70817 s. genel yazısında da, h/t’nin beden çukurlarında yapılan arama sonrasında yazı ekinde yer alan Tutanak (2)’nin doldurularak yapılan aramanın kayıt altına alınması istenmiştir.

d) Aramalara İlişkin İhlaller

Ulusal hukukta üst aramaları veya çıplak aramalar için bir gerekçe sağlanamaması ihlal teşkil eder. Arama, ilgili ulusal düzenleyici çerçeveye uygun olarak yürütüldüğü ve küçük düşürücü muameleye ilişkin bir unsur içermediği sürece sorun yoktur (AİHM, Dejnek v. Polonya, 9635/13, 1.6.17). AİHM ve AYM’ye göre, h/t’lerin (çocuklar dâhil) çıplak aranması tek başına kötü muamele yasağını ihlal etmemektedir. H/t’lerin kurumda çıplak olarak aranmaları kurum güvenliğinin sağlanması, suç işlenmesinin ya da düzenin bozulmasının engellenmesi amacıyla gerekli görülebilmekte, ancak bu kapsamdaki bir aramanın her halükârda insan onuruna uygun şekilde ve uygun tarzda yapılması gerekmektedir (AİHM, Dejnek v. Polonya, 9635/13, 1.6.17; AİHM, Iwańczuk v. Polonya, 25196/94, 15.11.01; AİHM, Frérot v. Fransa, 70204/01, 12.6.07; AYM, Turan Günana, 13/5545, 15.12.15). AYM’ye göre, uygulama biçiminin, detaylı aramanın gerektirdiği kaçınılmaz unsurların ötesine geçmesi, bireyin aşağılanması ya da küçük düşmesine sebebiyet vermesi hâlinde, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlali sonucunu doğurabilecektir. Bu bakımdan başvurucu tutuklunun, tamamı hemcinsi olan İKM’ler tarafından, başka bir h/t ya da görüntü kaydeden bir cihazın bulunmadığı ortamda, üzerinde iç çamaşırı kalacak şekilde soyularak aranması şeklinde gerçekleşen olayda, kamera kayıtlarına göre sayıları toplam 10 olan tutukluların arama işlemlerinin toplam 150 dk sürmesi ve her birine ortalama 15 dk ayrılması karşısında başvurucunun ileri sürdüğü gibi uzun süre bekletilmesi söz konusu olmamış, anılan tedbirin uygulanış biçimi detaylı aramanın gerektirdiği kaçınılmaz unsurların ötesine geçmemiştir (AYM, Mehmet Bayraktar, 14/2316, 15.2.17). Keza h/t’nin detaylı arama kapsamında elbiselerinin çıkarılarak ameliyat önlüğü giymesi ve bu şekilde X-Ray cihazından geçmesinin sağlanması,  tek başına kişinin utanma duygusunu ihlal etmeyecek niteliktedir (AYM. Uğur Ahmet Yaşar, 17/24680, 13.10.20). H/t’nin mahremiyetine yoğun müdahale oluşturan bir uygulama olduğundan, somut olayın şartlarında detaylı arama, beraberinde getirdiği kaçınılmaz rahatsızlık seviyesini aşacak şekilde yapılmamalıdır. Aksi takdirde, h/t’nin küçük düşmesine sebebiyet vererek insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlaline yol açabilir (AYM, Mahir Birgül, 17/37181, 13.10.20; Mehmet Bayraktar, 14/2316, 15.2.17). AİHM, tutuklu bir yakınını ziyarete gelirken kuruma uyuş. madde sokacağı ihbarı alınan bir ziyaretçinin detaylı araması sırasında penisinin çıplak elle dokunulmak suretiyle incelenmesinde, yapılan arama her ne kadar hukuka uygun olup meşru bir amaç taşısa da, gerekenden daha katı prosedür uygulanarak gerçekleştirilmesi ve kişiyi psikolojik olarak etkilemesi nedeniyle orantısız bulmuş (Wainwright v. İngiltere, 12350/04, 26.12.06); erkek bir h/t’yi bir kadının huzurunda soyunmaya zorlama ve cinsel organlarına çıplak elle dokunmanın, ona açık bir saygısızlık göstergesi olduğunu belirtmiştir (Valašinas v. Litvanya, 44558/98, 24.7.01). AİHM, bir h/t’nin bir grup İKM önünde çıplak soyulmasını kabul edilemez bulmuşken (Iwańczuk v. Polonya, 25196/94, 15.11.01); bir dizi İKM’nin bulunduğu açık kabinde soyunmak zorunda bırakılarak üstünün aramasında ihlal bulunmadığına karar vermiştir (S.J. v. Lüksemburg, 47229/12, 31.10.13).

Hiç şüphesiz h/t’nin detaylı aramayı reddetmesi, aramasının yapılmayacağı sonucunu doğurmaz. Detaylı arama yapılması için soyunmasının emredilmesi esnasında h/t’ye aşağılayıcı muamelede bulunulmamışsa sorun yoktur (AİHM, Milka v. Polonya, 14322/12, 15.12.15). Fakat tedbiri insan onurunun korunması açısından daha tehlikeli ve savunmasız bir noktaya çekeceğinden, detaylı aramanın sıklıkla (sistematik) yapılması ihlale yol açabilir (AYM, F.E. ve Diğ, 14/15586, 23.1.19). AİHM, gösterdiği davranışlar firar edeceği kanaati oluşturduğundan YG bir kuruma nakledilen hükümlünün yaklaşık 3 yıl boyunca dışarıdan kimseyle görüşememesine rağmen, aramaya maruz kalmamak için berbere dahi gitmekten imtina etmesine yol açacak şekilde sistematik olarak haftada bir ve bazen daha fazla detaylı aramaya tabi tutulmasını ihlal olarak nitelemiştir (AİHM, Van der Ver v. Hollanda, 50901/99, 4.2.03). AİHM’e göre, detaylı arama güvenlik nedeniyle gerekli olmalı, haklı ve zorunlu nedenlere dayanmalı ve insan onuruyla (AY m. 17) bağdaşmalıdır (AİHM, Wieser v. Avusturya, 2293/03, 22.2.07; Valasinas v. Litvanya, 44558/98, 24.7.01). Daha açık ifadeyle, detaylı aramaya dayanak yapılan gerekçe, aramaya maruz kalan kişinin davranışlarıyla ilgili somut şüpheye dayandırılmalıdır. Demek oluyor ki, genel bir risk hali, soyut bir firar ihtimali ve sadece h/t’nin yargılandığı suçun tipi detaylı aramayı haklı göstermez (AİHM, Pawel Pawlak v. Polonya, 13421/03, 30.10.12). Arama, güdülen meşru amaçla orantılı olmalıdır. 

AİHM, kurumlar arasındaki nakiller esnasında yapılan detaylı arama işlemini makul bulmuş; ancak kişinin tehlikeli bir hükümlü olarak sınıflandırılmamış olması, tehlikeli eşyalar taşıdığına dair bir sebebin gösterilmemesi, kaba ve saldırgan tavırlarının sözlü taciz sınırlarını aşmaması sebebiyle yapılmak istenen çıplak aramayı orantısız bulmuştur (AİHM, Milka v. Polonya, 14322/12, 15.12.15). AİHM, h/t’nin herhangi bir uyarı olmaksızın aralıklı olarak (görüşme odasından ayrılmalarında, kurumdan çıkışlarda ve geri dönüşlerde) maruz bırakıldığı çıplak aramalar sırasında başkalarının önünde eğilip öksürmesinin istenmesi ve anüs (rektal) bölgesine de bakılması şeklinde gelişen vakada, yapılan her aramanın onun yasaklı bir cismi veya maddeyi sakladığına ilişkin olamayacağını gerekçe göstererek ihlal kararı vermiştir (Frérot v. Fransa, 70204/01, 12.6.07). Detaylı aramayla ilgili esas incelemesinden genellikle kaçınan AYM, terör suçlusu tutuklunun başka bir kuruma nakil işlemleri sırasında, İK m. 116/1 del. m. 36 gereğince yapılmak istenen üst aramasına karşı çıkması üzerine zor kullanma yetkisi kapsamında orantılı güç kullanılarak kıyafetlerinin çıkarılması ve iç çamaşırıyla kalacak şekilde detaylı aramaya tabi tutulmasında ihlal görmemiştir (AYM, Mehmet Bayraktar, 14/2316, 15.2.17; Turan Günana, 13/5545, 15.12.15). 

Bu itibarla, kurum denetlemelerinde, üst araması ve özellikle istismar riski yüksek vücut aramasının sebepleri dikkatle analiz edilmeli, bunların bireysel risk değerlendirmelerine mi dayandığı, yoksa rutin ve orantısız bir politika mı oluşturduğu incelenmelidir.

C. BAKANLIĞA BİLDİRİM

Aramalarda kuruma sokulması ve bulundurulması yasak maddeler ele geçirildiğinde gerekli işlemler başlatılarak durumun yazılı olarak GTEGM’ye bildirilmesi gerekir (45/1 s. Gen. “Güv.” kısmı m. 4). Dolayısıyla arama sonucunda mevzuata aykırı bir duruma rastlanmaması hâlinde arama tutanağının gönderilmesine lüzum yok ise de, denetimlerde her an hazır olacak şekilde özel kartonunda muhafazası cihetine gidilmelidir.

Prof. Dr. Çetin ARSLAN

C. S. Murat KAYANÇİÇEK

KAYNAKÇA

Aydın, Murat, Arama ve El Koyma, 2. Bs, Seçkin Y, Ank. ’12.

Coyle, Andrew, Cezaevi Görevlileri İçin El Kitabı, King’s College London Uluslararası Cezaevleri Araştırmaları Merkezi, Londra ’02.

Çöpoğlu, Hakan Serdar, Ceza Muhakemesi Hukukunda Arama Koruma Tedbirinde Belirlilik İlkesi, ABD, Y: 77, S: 1, Oc. ’19.

Demirbaş, Timur, İnfaz Hukuku, Seçkin Y, Ank. ’19.

Erdoğan, Oktay, İnfaz Hukuku, 2. Bs, Adalet Y, Ank. ’16.

Keskin Kiziroğlu, Serap, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Basit Arama (Adli Arama), AÜHFD, C: 58, S: 1, Oc. ’09.

MEB, Adalet – Bina Arama, Ank. ’18.

MEB, Adalet – Kuruma Giriş ve Çıkış İşlemleri, Ank. ’18.

Özbek, Veli Özer, İnfaz Hukuku, Seçkin Y, Ank. ’19.

Özen, İnci, Türkiye’nin Bir İnsan Onuru Sorunu Olarak Ceza İnfaz Kurumlarında Uygulanan Çıplak Arama Üzerine Bir İnceleme, THD, C: 11, S: 120, Ağ. ’15.

Sevimli, Zekeriya, Ceza İnfaz Kurumlarında Güvenlik, ABYİDB Y, Ank. ’00.

Şen, Ersan, Çıplak Arama, THD, C: 16, S: 175, Mrt. ’21.

Yenisey, Feridun/ Nuhoğlu, Ayşe, Ceza Muhakemesi Hukuku, 8. Bs, Seçkin Y, Ank. ’20.

Yılmaz, Serap, Bir Ceza Muhakemesi Hukuku İşlemi Olarak Adli Arama, TBBD, S: 124, May-Haz. ’16.

1517562053084
Prof. Dr. Çetin Arslan
?S=150&D=Mp&R=G
C.S. Murat Kayançiçek
error: Korumalı İçerik
Scroll to Top